Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde tutuklanan Alihan Kuriş'in emniyet müdürlüğündeki sorgusunda verdiği ifadelerin detayları belli oldu. "Suç örgütü kurma ve yönetme", "suç örgütüne üye olma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlamalarıyla karşı karşıya kalan Kuriş, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmayı talep etmedi. Sorgusunda aylık ortalama 380 bin lira geliri olan bir mimar olduğunu beyan eden şüpheli, kendi adına kayıtlı bir cep telefonu hattı bulunmadığını ve iletişim için çoğunlukla ofis hattını veya aile üyelerinin hatlarını kullandığını iddia etti.
Mal varlığına dair soruları yanıtlayan Kuriş; babasından miras kalan gayrimenkullerin yanı sıra Sakarya Erenler'de bir ofis hissesine, Çamlıca'da üç katlı bir eve ve Kısıklı'da ailesiyle ortak olduğu 450 metrekarelik bir arsaya sahip olduğunu açıkladı. Ticari faaliyetlerine değinen şüpheli, 2005 yılında kardeşiyle kurduğu Altun Mimarlık firmasında yüzde 51 hisseyle aktif çalıştığını, geçmişte ise ELF Yapı ve Arden Gıda'da ortaklıkları bulunduğunu dile getirdi. Soruşturmada adı geçen bazı diğer şirketlerle herhangi bir bağı olmadığını savunan Kuriş, Güldeniz İnşaat ve Ardeniz Emlak firmalarının ise annesi ve dayılarına miras kaldığını ifade etti.
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan ve milyarlarca liralık şüpheli para hareketlerini içeren rapor da sorgu sırasında Kuriş'e soruldu. Özellikle Arden Gıda firmasının 2023 yılı sonrasındaki yüksek işlem hacmi ve POS ciro transferleri hakkındaki sorulara yanıt veren şüpheli, şirket işlemlerinin mevzuata uygun biçimde muhasebe çalışanları tarafından yürütüldüğünü savundu. Soruşturma dosyasında yer alan ve Kuriş'in yapının başına geçtikten sonra cemaat üyelerine "mutlak itaat" baskısı kurduğu yönündeki tanık beyanlarını ise kesin bir dille reddeden şüpheli, bu iddiaları iftira ve hayal ürünü olarak nitelendirdi.
Hakkındaki iddiaları kabul etmediğini ve bunları bir "itibar cellatlığı" olarak gördüğünü vurgulayan Kuriş, kendisinin Süleyman Hilmi Tunahan'ın torunu, varisi ve temsilcisi olduğunu belirtti. Dedesinin usulüyle Kuran-ı Kerim hizmetlerini sürdürmenin en önemli görevi olduğunu söyleyen şüpheli, bu alanda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşunun kanaat önderi olduğunu ancak iddia edilen suçlamalar kapsamında hiç kimseye emir ya da talimat vermediğini öne sürdü.