Haber Arama
Haber Yada Kategori Arayın...
Gizli Uçuş Operasyonu
Trump İran Tehdidinden Nasıl Kaçırıldı?
Donald Trump’ın Türkiye’deki NATO zirvesinden dönüşünde İran tehdidi nedeniyle gizlice başka bir uçağa geçirildiği ortaya çıktı. Operasyon, savaşın kişisel boyutunu ve İran’ın süren misilleme kapasitesini gösterdi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’de düzenlenen NATO zirvesinden dönüşünde, olası bir İran saldırısına karşı ayrıntılı bir güvenlik operasyonuyla farklı bir uçağa geçirildiği ortaya çıktı.

Trump’ın geçen ay gerçekleştirilen dönüş yolculuğunda başkanlık uçağı Air Force One yerine başka bir uçak kullandığı, medya mensupları ile Beyaz Saray personelinin büyük bölümünün ise 747 tipi başkanlık uçağıyla gönderildiği belirtildi.

Fiilen yem olarak kullanılan Air Force One’a yönelik İran kaynaklı bir füze tehdidi hakkında güvenilir istihbarat bulunduğuna inanılması üzerine operasyonun planlandığı bildirildi.

Trump ikram kamyonunda gizlendi

Güvenlik planının en dikkat çekici ayrıntılarından biri, Trump’ın havaalanında uçaklar arasında taşınırken bir yiyecek ikram kamyonunun içerisinde gizlenmesi oldu.

Başkanın gizlice farklı bir uçağa götürüldüğü sırada Air Force One’ın pencerelerindeki perdeler kapatıldı. Uçakta bulunan gazetecilere ise planla ilgili önceden herhangi bir bilgi verilmedi.

ABD başkanlarının Afganistan, Irak ve Ukrayna gibi savaş bölgelerine gizlilik içerisinde seyahat etmeleri yeni bir uygulama değil. Ancak medya kuruluşlarının yolculuktan önceden haberdar edilmediği ve olayın daha sonra açıklanması konusunda herhangi bir anlaşma yapılmadığı benzer bir örneğin bulunmadığı belirtiliyor.

Güvenlik uzmanları, bir ABD başkanının savaş bölgesinde veya çatışma alanına yakın bir yerde seyahat etmesi sırasında bu tür tedbirlerin alınmasının olağan dışı olmadığını ifade ediyor.

Operasyon neden gizli tutuldu?

Beyaz Saray, İran kaynaklı olduğu değerlendirilen tehdidin içeriğine ilişkin ayrıntılı bir açıklama yapmadı. Operasyonun Ankara’dan ayrılışın ardından bir aydan uzun süre kamuoyundan gizlenmesi ise Trump’ın güçlü lider görüntüsünün zarar görmesini engelleme çabası olarak değerlendiriliyor.

Trump, İran ordusunun aylar süren savaşın ardından büyük ölçüde zayıflatıldığını ve çatışmaların sona yaklaşmakta olduğunu birçok kez dile getirmişti.

Bu nedenle İran tehdidinden korunmak amacıyla bir ikram kamyonunda gizlenerek farklı uçağa götürülmesi, başkanın kamuoyu önünde sergilediği güçlü lider imajıyla çelişen bir görüntü oluşturuyor.

Operasyon aynı zamanda Trump’ın savaş alanında yenildiğini söylediği İran’ın, ABD Başkanı ve Amerikan çıkarları için hâlâ ciddi bir tehdit oluşturabildiğine işaret ediyor.

İran savaşı kişisel bir boyut kazandı

Trump’ın İran ile savaşa yaklaşımında kendi güvenliğine yönelik tehditlerin önemli bir yer tuttuğu belirtiliyor.

Şubat ayında İran’a yönelik Amerikan saldırılarının başlamasından bir gün sonra ABC muhabiri Jonathan Karl ile telefon görüşmesi yapan Trump, çatışmayı kişisel bir hesaplaşma olarak değerlendiren ifadeler kullandı:

“O beni vurmadan önce ben onu vurdum. İki kez denediler ama önce ben onu vurdum.”

ABD’nin onayı ve koordinasyonuyla düzenlenen İsrail hava saldırısında Ayetullah Ali Hamaney ile diğer üst düzey İranlı yöneticilerin öldürüldüğü bildirilmişti.

Trump, bu saldırı ile İran’ın geçmiş yıllarda kendisini hedef aldığı öne sürülen suikast planları arasında doğrudan bağlantı kurdu.

Savunma Bakanı Pete Hegseth de mart ayında yaptığı açıklamada İran’ın Trump’ı öldürmeye çalıştığını ve bu hesaplaşmada son gülen tarafın ABD Başkanı olduğunu söyledi.

Hegseth, Trump’a yönelik bir suikast birimini yönettiğini öne sürdüğü ancak adını açıklamadığı İranlı bir kişinin ABD saldırılarında öldürüldüğünü belirtti.

Tehditler Süleymani saldırısından sonra arttı

İran’ın Trump’a yönelik tehditleri son savaşla başlamadı. Trump, ilk başkanlık döneminde Ocak 2020’de İran Devrim Muhafızları Ordusunun üst düzey komutanı Kasım Süleymani’nin öldürüldüğü füze saldırısının emrini vermişti.

Süleymani’nin ölümünün ardından İranlı yöneticiler, Trump ve yönetimindeki üst düzey isimlere karşı misillemede bulunacaklarını açıkladı.

İran’da hazırlanan bir duvar resminde, Florida’da golf oynayan Trump’ı hedef alan bir insansız hava aracı tasvir edildi. Daha sonraki yıllarda ortaya çıkarılan bazı girişimler, tehditlerin yalnızca propaganda amacı taşımadığı yönündeki kaygıları artırdı.

Bolton’a yönelik plan ortaya çıkarıldı

Joe Biden yönetimi, eski Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’u hedef alan bir planın ortaya çıkarılmasının ardından 2022 yılında İran’ı herhangi bir ABD vatandaşına saldırmaması konusunda uyardı.

Temmuz 2024’te Amerikan güvenlik birimleri, İran Devrim Muhafızlarıyla bağlantılı olduğu ileri sürülen Pakistan vatandaşı Asif Merchant’ı Trump’a yönelik suikast planlamakla suçlayarak gözaltına aldı.

Dört ay sonra Afganistan vatandaşı Farhad Shakeri hakkında da Trump’ı öldürmeye yönelik farklı bir plan nedeniyle dava açıldı.

Merchant, Mart 2026’da mahkûm edilirken Amerikalı savcıların bir Devrim Muhafızları yetkilisi tarafından yönlendirildiğini savunduğu Shakeri’nin hâlâ firarda olduğu bildirildi.

İran yönetimi, söz konusu suikast planlarıyla bağlantılı olduğu yönündeki suçlamaları reddetti.

Trump 2024’te iki kez hedef alındı

İran bağlantılı olduğu ileri sürülen planlar hazırlık aşamasında engellense de Trump, 2024 yılındaki seçim çalışmaları sırasında iki ayrı silahlı saldırı girişimiyle karşı karşıya kaldı.

Temmuz 2024’te Pennsylvania eyaletinin Butler kentinde düzenlenen mitingde silahlı bir saldırgan Trump’a ateş açtı. Kulağından yaralanan Trump’ın yüzü kan içerisinde kaldı.

Yaklaşık iki ay sonra Florida’da Trump’ın golf oynadığı bölgenin yakınındaki ağaçların arasında saklanan silahlı bir kişi, ABD Gizli Servisi tarafından fark edilerek yakalandı.

New York Times Beyaz Saray Muhabiri Maggie Haberman, İran kaynaklı olduğu ileri sürülen planlar ile 2024’te yaşanan saldırıların Trump’ın zihninde birbirine bağlandığını söyledi.

“Trump açısından İran ve tehdit altında olduğu hissi süreklilik taşıyor.”

Başkanlığın tehlikesi üzerine şaka yapıyor

Haber sitesi Semafor’a göre Trump, suikast girişimlerinin hedefi hâline gelmesi hakkında sık sık düşünüyor ve zaman zaman bu konuda şakalar yapıyor.

Bir Beyaz Saray yetkilisi, Trump’ın başkanlık görevinin bu kadar tehlikeli olduğunu bilmesi durumunda aday olmayabileceğini söylediğini aktardı.

Yetkili, Trump’ın bu sözleri şaka yollu dile getirdiğini ancak ifadenin arkasında gerçek bir kaygının bulunduğunu belirtti.

Bombardıman yeni tehditlere yol açtı

Trump’ın 2025 yılında İran’ın nükleer araştırma tesislerinin bombalanması emrini vermesi, ardından kapsamlı hava saldırıları ile deniz ablukasının uygulanması, Tahran’dan yeni tehditlerin gelmesine neden oldu.

Trump da temmuz ayında Truth Social üzerinden yayımladığı mesajda İran’ın kendisini öldürmek veya öldürmeye teşebbüs etmekle tehdit ettiğini söyledi.

ABD Başkanı, İran hükümetinin tehdidini gerçekleştirmesi durumunda karşılık vermek üzere bin füzenin ateşlemeye hazır bulunduğunu ve bunları binlerce füzenin daha izleyeceğini belirtti.

Trump’ın bu açıklaması, kendisine yönelik olası bir saldırının İran’a karşı çok geniş kapsamlı bir askerî karşılıkla sonuçlanacağı yönünde doğrudan uyarı niteliği taşıdı.

Hamaney’in cenazesinde Trump karşıtı pankartlar

Trump’ın Türkiye’den ayrılmasından bir gün önce Hamaney için düzenlenen cenaze töreninde bazı katılımcılar “Trump’ı öldür” yazılı bir pankart taşıdı.

Takip eden hafta Tahran’ın merkezindeki bir binaya, Trump’ı siyah bir tabutun içerisinde gösteren büyük bir duvar resmi asıldı.

Görselin altında “Trump’ı öldüreceğiz” ve “Kana kan” ifadeleri yer aldı. Mesajlar, Hamaney’in ölümü ve ABD ile İsrail’in saldırılarında İranlı sivillerin hayatını kaybettiğine ilişkin haberlerin ardından geldi.

İranlı yetkililer ve göstericiler, çatışmanın sona ermediği mesajını verirken Trump’ın intikam alınacak başlıca hedeflerden biri olduğu yönündeki tehditlerini sürdürdü.

Trump gazetecilere şakayla karşılık verdi

Türkiye’den ABD’ye dönüş yolculuğunun son bölümünde Trump ile basın mensupları yeniden aynı uçakta bir araya geldi.

Trump, gazetecilerin gizli uçuş operasyonuna ve Ankara’dan ayrılırken Air Force One’ın perdelerinin kapatılması talimatına ilişkin sorularını yanıtladı.

İran’ın hedef listesinin ilk sırasında yer aldığı yönündeki haberleri sürekli okuduğunu söyleyen Trump, gazetecilere şaka yollu şu karşılığı verdi:

“Ama ben gidersem siz de gidersiniz, değil mi?”

İkram kamyonu ve yem uçak kullanılarak gerçekleştirilen operasyon, ABD-İran savaşının yalnızca askerî ve siyasi bir mücadele olmadığını gösteriyor. Gelişmeler, çatışmanın Trump için kişisel güvenlik ve intikam boyutu taşıdığını, İran’ın ise uğradığı ağır kayıplara rağmen ABD açısından tehdit oluşturmaya devam ettiğini ortaya koyuyor.

Reklam Banner
Reklam Banner
Reklam Banner
Reklam Banner
Reklam Banner
Diğer Haberler
2026
Pusula Swiss – Tüm hakları saklıdır.
Özel Haber
Etkinlik
Anasayfa
Yazarlar
Video