Uzmanlar özellikle yerel yönetimlerin tasarruf çağrısı yaptığı bölgelerde vatandaşların su kullanımını azaltmasını istiyor.
Su sıkıntısının boyutu bölgeden bölgeye önemli ölçüde değişiyor. Özellikle kaynak suyuna bağımlı dağlık bölgelerde durum daha kritik. Göl suyundan yararlanan büyük şehir ve belediyeler ise kuraklıktan görece daha az etkileniyor.
Yüksek yaz tüketimi nedeniyle bazı yerlerde yeterli su bulunsa bile şebekelerin suyu pompalama, depolama ve dağıtma kapasitesi sınırına ulaşabiliyor. Birçok belediye artan ihtiyacı karşılamak için komşu bölgelerden su satın almak zorunda kalıyor.
İsviçre'de bir kişi evinde günde ortalama 142 litre içme suyu tüketiyor. Bunun yaklaşık yüzde 30'u tuvaletlerde, yüzde 25'i ise duşta kullanılıyor.
Uzmanlar özellikle su sıkıntısının yaşandığı bölgelerde duş süresinin kısaltılmasını, araç yıkamaktan ve havuz doldurmaktan kaçınılmasını, bahçe sulamasının ise minimuma indirilmesini öneriyor.
Yetkililer İsviçre genelinde tek tip bir su krizi yaşanmadığının altını çiziyor. Bu nedenle vatandaşların öncelikle kendi belediyelerinin yaptığı duyuru ve kısıtlamaları takip etmesi gerekiyor.
SVGW Sözcüsü Christos Bräunle, hava koşullarının ne zaman değişeceğinin bilinmediğini belirterek mevcut durumda içme suyunun genel olarak daha dikkatli kullanılmasının faydalı olduğunu söylüyor.