Haber Arama
Haber Yada Kategori Arayın...
Hülya Kurt
Hülya Kurt, kariyer koçu ve mentor olarak bireylerin profesyonel gelişimini destekler. Kariyer stratejileri, etkili iletişim ve liderlik alanlarında danışmanlık sunarak, danışanlarının potansiyellerini en üst seviyeye çıkarmayı hedefler. İlham verici konuşmacı ve yazardır, OWIT başkanlığını yürütmektedir. Tecrübesi ve rehberliğiyle, iş hayatında güvenle ilerlemek isteyenler için güçlü bir kaynaktır.
Takvimden bağımsız başlangıçlar
Her yıl aynı sorular, aynı niyetler, aynı heyecan… Yeni yıl kararları. Yeni bir başlangıç, temiz bir sayfa, taze bir tuval hissiyle yola çıkıyoruz. Sanki takvim değişince biz de otomatik olarak değişecekmişiz gibi. Oysa çoğu zaman mesele ne hedef koymakta ne de motivasyon eksikliğinde.

Asıl mesele, bu kararların neden her yıl sessizce ortadan kaybolduğunda gizli.

Yeni yıla yüklediğimiz anlam, aslında zihinsel bir alışkanlık. Başlamak için pazartesiyi, ayın başını ya da yeni yılı bekliyoruz. Bu da bize şu soruyu sordurmalı: Neden şimdi değil? Kendi kalıplarımızı gözlemlediğimizde, ertelemenin çoğu zaman konfor alanını terk etme korkusundan beslendiğini fark ederiz.

Yeni yıl kararlarını “daha fazlasını eklemek” yerine, “daha bilinçli olmak” üzerinden düşünmek mümkün. Kişisel gelişim takvimle değil, farkındalıkla ilerler. Bazen büyüme, hızlanmak değil durup dinlemektir.

Peki, neyi bırakmalıyız?

Bırakmak, başlamaktan daha zordur. Çünkü dürüstlük ister. Kendinle yüzleşmeyi, işe yaramayan düşünce ve davranışları fark etmeyi gerektirir. Alışkanlıktan ya da başkalarını hayal kırıklığına uğratma korkusuyla “evet” demeyi bırakmak gerekebilir. Sürekli meşgul kalarak derin kararları ertelemek, bir zamanlar işe yarayan ama artık dar gelen bir kimliğe tutunmak ya da değeri sadece üretkenlikle ölçmek… Bunların hepsi bırakılması gereken yükler olabilir.

Bırakma zamanının geldiğini gösteren işaretler vardır: Her şey yolundayken bile yorgun hissetmek, tembellikten değil içsel bir uyumsuzluktan kaynaklanan erteleme, iptal edilen planlarda hissedilen rahatlama ya da sürekli kendinle pazarlık hâlinde olmak. Bunlar zayıflık değil, sinyaldir.

Peki, neye başlamalı?

Başlamak, kendini tüketmek ya da başkalarının hedeflerini kopyalamak değildir. Bilinçli seçimler yapmaktır. Ertelenen dürüst konuşmaları yapmak, sadece zamanı değil enerjiyi de koruyan sınırlar koymak, yüzde yüz hazır olmayı beklemeden karar almak, hızdan çok netliği öncelemek… Bunlar güçlü başlangıçlardır.

Başlamaya hazır olduğunuzu gösteren işaretler de sessizdir: Sürekli geri gelen içsel bir dürtü, korkunun yerini meraka bırakması, tam adını koyamasanız bile “bir şeylerin değişmesi gerektiği” hissi. Gelişim çoğu zaman kesinlikle değil, hazır oluşla gelir.

Yeni yılı planlarken sıkça ihmal ettiğimiz bir şey daha var: Dinlemek. Kendimizi, ihtiyaçlarımızı ve sinyallerimizi gerçekten dinlemek.

Reklam Banner
Reklam Banner
Reklam Banner
Reklam Banner
Reklam Banner
Diğer Yazıları
2026
Pusula Swiss – Tüm hakları saklıdır.
Özel Haber
Etkinlik
Anasayfa
Yazarlar
Video