İsviçre'de süpermarketlerin self-servis kasalarda uyguladığı gelişmiş takip sistemleri, gözetim ve kişisel verilerin korunması konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Ülkede yaşanan bir olayda, 70 yaşındaki Therese Stooss isimli bir emekli, Shoppyland Schönbühl'deki bir Migros mağazasında ilk kez kullandığı kendi kendine ödeme kasasında birkaç sentlik bir poşeti ve bir başka ürünü taratmadığı gerekçesiyle aylar sonra polis tarafından ifadeye çağrıldı. Yaşanan bu durum, marketlerdeki dijital takip mekanizmalarının boyutunu gözler önüne serdi.
Müşteriler sadakat kartı kullanmasalar bile, ödeme sırasında kullanılan kredi kartlarının zaman damgaları sayesinde kimliklerinin tespit edilebildiği ortaya çıktı. Mağazalardaki kameralar ve sensörler, şüpheli durumları otomatik olarak kaydediyor. Migros, yasal çerçevede video kayıtlarını kasa verileriyle veya kredi kartı işlemleriyle eşleştirme hakkını saklı tutuyor. Şirket, doğrudan yüz tanıma teknolojisi kullanmadığını belirtse de giysi ve boy gibi fiziksel özellikler üzerinden sistemin otomatik arama yapabildiğini kabul ediyor.
Diğer taraftan, bir diğer perakende zinciri olan Coop ise daha şeffaf bir yapay zeka sistemi kullanıyor. Yapay zeka destekli kameralar, bir ürünün taranmadan geçildiğini gerçek zamanlı olarak algılayıp müşteriyi ekran üzerinden uyarıyor ya da personeli bilgilendiriyor. İsviçre Federal Veri Koruma ve Bilgi Komisyonu, biyometrik veri veya yüz tanıma kullanılmadığı için bu uygulamanın veri koruma yasalarına uygun olduğunu onayladı. Bern kanton polisi ise soruşturmalarda çalınan ürünün maddi değerinin önemsiz olduğunu, sadece kasıt unsuruna bakıldığını vurguladı.