İsviçre'nin Wallis kantonunda yer alan popüler kayak merkezi Crans-Montana, yılbaşı gecesi meydana gelen son derece yıkıcı bir yangın felaketiyle sarsıldı. Bölgedeki "Le Constellation" adlı barda çıkan ve büyük bir trajediye yol açan bu yangında tam 41 kişi yaşamını yitirdi. Yaşanan can kayıplarının ardından olayla ilgili geniş çaplı adli soruşturma başlatıldı ve yetkililer durumun netleşmesi için çalışmalarını sürdürürken, son gelişmeler kamuoyunda yakından takip ediliyor.
Soruşturma kapsamında elde edilen son bilgilere göre, Moretti ailesinin ya da yetkililerinin Alman bir firmadan son derece kolay alev alabilen bir köpük malzeme sipariş ettiği tespit edildi. Yangının çıktığı barda kullanılan bu malzemenin, trajedinin boyutunu artırıp artırmadığı ve alevlerin bu kadar hızlı yayılmasına neden olup olmadığı adli makamlar tarafından incelenen en önemli konular arasında yer alıyor.
Facianın ardından bölgede yaşanan gelişmeleri değerlendiren Zermattlı sanatçı ve otel işletmecisi Heinz Julen, Wallis'teki insanların inançlarına son derece bağlı olduğunu ve kendilerine adeta inançla şekillenmiş paralel bir dünya kurduklarını belirtti. NZZ gazetesinde yer alan ve Wallis kantonunun Crans-Montana'daki yangın faciasıyla başa çıkma yöntemini eleştiren bir makaleden büyük rahatsızlık duyduğunu ifade eden Julen, inancın kendi vatanını nasıl şekillendirdiğini aktardı.
İnançlı bir insan olan Heinz Julen, bölgedeki "CVP-Filz" olarak adlandırılan siyasi ve sosyal ilişkiler ağında neler yaşandığına dair açıklamalarda bulundu. Ayrıca sanatçı, Zermatt kasabasında inşa etmeyi planladığı 60 katlı yüksek kule projesinin detaylarına ve neden böyle bir yapı inşa etmek istediğine de değindi. Facianın gölgesindeki bölgede hem adli süreç hem de yerel düzeydeki tartışmalar sürüyor.