Kars'ta partisinin yeni il binasının açılışını gerçekleştiren Arıkan, sonrasında sivil toplum kuruluşları, oda temsilcileri ve muhtarlarla bir araya geldiği medya buluşmasında ülke gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin çeyrek asra yakın süredir mevcut iktidar tarafından yönetildiğini belirten Arıkan, geçmişteki vaatler ile bugünkü uygulamalar arasındaki çelişkilere dikkat çekti.
İktidarın 24 yıl önce yola çıkarken "3 Y" olarak adlandırdığı yasaklar, yoksulluk ve yolsuzlukla mücadele sözü verdiğini hatırlatan Arıkan, günümüzde bu sorunların daha da derinleştiğini savundu. Mevcut durumu "13 Y" olarak tanımlayan Saadet Partisi lideri; bu listeye yargıdaki adaletsizliklerden yandaşlığa, yüksek enflasyondan fahiş vergilere ve yönetememe problemine kadar pek çok unsuru ekledi. Adalet sistemindeki aksaklıklara da değinen Arıkan, göreve gelmeleri halinde hukukun kişiye göre değil, herkes için eşit şekilde uygulanacağını ve talimatla yön değiştiren adalet düzenine son vereceklerini ifade etti.
Konuşmasında ekonomi politikalarını da sert bir dille eleştiren Mahmut Arıkan, bütçeden faize ayrılan payın büyüklüğüne vurgu yaptı. 2026 yılı bütçesinde faiz ödemelerine 2,75 trilyon lira ayrıldığını belirten Arıkan, Kur Korumalı Mevduat sisteminin de ülkeye 60 milyar dolarlık bir maliyet getirdiğini dile getirdi. Emekli ve asgari ücretlilerin geçim sıkıntısı yaşadığını; 23 bin liralık emekli ve 28 bin liralık asgari ücretin, 38 bin liralık açlık sınırının çok altında kaldığını kaydeden Genel Başkan; vergi sisteminin dar gelirliyi ezdiğini, büyük holdinglere ise imtiyaz sağlandığını iddia etti.
Tarım, barınma ve kamu yönetimi alanlarında da köklü değişiklikler vadeden Arıkan, çiftçilerin yüksek girdi maliyetleri altında ezilmesine izin vermeyeceklerini ve üretim yapanlara mazot, gübre, tohum ve elektrik gibi kalemlerde destek sağlayacaklarını belirtti. Son dönemde Kars ve Ardahan'da artış gösteren konut ve kira fiyatlarındaki fırsatçılığın önüne geçeceklerini de ekleyen Arıkan, kamu kaynaklarının şatafat, reklam ve lüks yerine tasarruflu ve şeffaf bir biçimde kullanılması gerektiğini vurguladı.