Ancak NATO ülkeleriyle yapılan ortak tatbikatlardan hava sahası bilgilerinin paylaşılmasına kadar mevcut işbirliğinin ne kadarının devam edebileceği konusunda girişimin destekçileri ile karşıtları arasında ciddi görüş ayrılığı bulunuyor.
İsviçre NATO üyesi değil.
Buna rağmen ülke NATO ve NATO ülkeleriyle çeşitli askerî alanlarda işbirliği yapıyor.
Bunların arasında hava sahası durum bilgilerinin paylaşılması, ortak askerî tedarik projeleri, European Sky Shield Initiative, hava kuvvetlerinin ortak tatbikatları ve Almanya ile Avusturya'nın da dahil olduğu TRIAS kara tatbikatları bulunuyor.
Neutralitätsinitiative, İsviçre'nin tarafsızlığının daha kesin biçimde Federal Anayasa'ya yazılmasını istiyor.
Kabul edilmesi halinde İsviçre bir askerî veya savunma ittifakına katılamayacak.
Bu tür ittifaklarla askerî işbirliği ise prensip olarak ancak İsviçre'ye doğrudan askerî saldırı olması veya böyle bir saldırının hazırlanması durumunda mümkün olacak.
Girişim ayrıca ekonomik yaptırımlar konusunda da önemli sınırlamalar getiriyor. İsviçre prensip olarak yalnızca BM Güvenlik Konseyi tarafından kararlaştırılan yaptırımlara katılabilecek.
Girişimi destekleyen SVP'li Ständerat Werner Salzmann'a göre mevcut askerî işbirliğinin büyük bölümü devam edebilir.
Ancak Salzmann, NATO ülkeleriyle ortak kara kuvvetleri tatbikatlarının artık mümkün olmayacağını düşünüyor.
Karşı cephedeki SP'li Ständerätin Franziska Roth ise etkilerin bundan çok daha geniş olacağını savunuyor. Roth'a göre İsviçre, askerî ittifaklarla ancak tehdit doğrudan ülkenin kapısına geldiğinde işbirliği yapabilecek.
Federal Konsey'in değerlendirmesi de önemli.
Hükümete göre girişimin kabul edilmesi halinde İsviçre'nin güvenlik ve savunma politikası alanındaki uluslararası işbirliği ciddi şekilde sınırlanacak.
Federal Konsey ve Parlamento bu nedenle girişimin reddedilmesini tavsiye ediyor.
Son kararı ise 27 Eylül'de İsviçre seçmeni verecek.