Araştırmacılara göre teknoloji gelecekte yüksek riskli hastaların daha erken belirlenmesine ve tedavinin kişiye göre planlanmasına yardımcı olabilir.
İlk araştırma ciddi aort kapağı daralması nedeniyle TAVI yöntemiyle kalp kapağı değiştirilen hastalara odaklandı.
Araştırmacılar muayene sonuçları, laboratuvar değerleri, tıbbi görüntüler ve operasyonla ilgili bilgileri yapay zekâ modelinde bir araya getirdi.
Model yaklaşık 3 bin Bernli hastanın verileriyle geliştirildi.
Daha sonra sonuçların yalnızca Bern'deki hastalara özgü olup olmadığını görmek amacıyla Japonya'daki binden fazla hastadan oluşan bağımsız bir grupta test edildi.
Sonuç dikkat çekiciydi.
Yapay zekâ modeli uzun dönemli risk tahmininde bugün kullanılan standart risk değerlendirme yöntemlerine kıyasla doğruluğu yaklaşık yüzde 10 ila 15 artırdı.
Araştırmacılar bununla yetinmedi.
İkinci çalışmada Transthyretin Amyloid Cardiomyopathy adı verilen bir kalp amiloidozu türü incelendi.
Bu hastalıkta yanlış katlanan proteinler kalp kasında birikiyor ve kalp yetmezliği, ritim bozuklukları ve yaşam süresinin kısalması gibi ciddi sonuçlara yol açabiliyor.
Araştırmada İsviçre'deki çeşitli merkezler ile Viyana Tıp Üniversitesi'nden 850 hastanın verileri kullanıldı.
Yapay zekâ ölüm veya kalp yetmezliği nedeniyle hastaneye yatış riskini tahmin etmek üzere eğitildi.
Sonuçlarda AI modeli uluslararası alanda kullanılan Mayo ve NAC risk modellerinden daha başarılı oldu. Hasta grubuna ve karşılaştırılan modele göre tahmin doğruluğundaki iyileşme birkaç puandan yaklaşık yüzde 20'ye kadar ulaştı.
Araştırmacılar özellikle önemli bir noktaya dikkat çekiyor:
Amaç doktorların yerine yapay zekâyı geçirmek değil.
AI'nın görevi, doktorların hastanın kişisel riskini daha doğru değerlendirmesine yardımcı olmak.
Böylece yüksek risk taşıyan hastalar daha yakından takip edilebilirken düşük riskli hastalar gereksiz kontrollerden korunabilir.
Burada da haberi abartmamak gerekiyor.
Bu sistemler bugün İsviçre hastanelerinde standart tedavi yöntemi olarak kullanılmaya başlanmış değil.
Her iki model bilimsel kullanım için çevrimiçi araç olarak erişilebilir durumda. Bir sonraki aşamada modellerin gerçek klinik ortamda ve farklı hasta gruplarında ileriye dönük olarak test edilmesi planlanıyor.
Çalışmalardan biri The Lancet Digital Health, diğeri ise JAMA Cardiology bünyesinde yayımlandı.