Pusula Swiss
Denizolgun'un Ölümüne İlişkin Ek Rapor İstendi
TÜRKİYE
Denizolgun Ölüm Soruşturması

Denizolgun'un Ölümüne İlişkin Ek Rapor İstendi

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüyle ilgili Adli Tıp Kurumu'nun hazırladığı rapordaki çelişkilerin giderilmesi ve kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla ek rapor talebinde bulundu.
06 Kasım 2026 15:31TÜRKİYE

Adli Süreçte Yeni Adım ve Ek Rapor Talebi 
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçları Soruşturma Bürosu, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un yaşamını yitirmesiyle ilgili yürütülen adli süreçte yeni bir adım attı. Savcılık, İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 2 Kasım tarihli rapora ilişkin tespitlerin netleştirilmesi ve kesin ölüm sebebinin belirlenmesi amacıyla ek rapor talebinde bulundu.

Göğüsteki Morarma ve Taze Kanama Çelişkisi 
Başsavcılığın kurula ilettiği yazıda, maktulün göğüs bölgesindeki morarmanın ölümden önceki 3 ila 14 günlük dilimde oluştuğu değerlendirmesi ile dokularda saptanan taze kanama bulguları arasındaki olası çelişkilerin giderilmesi istendi. Taze kanamanın ne kadarlık bir zaman dilimini kapsadığına ve maktulden alınan örneklerin imha edildiği bildirilmiş olmasına karşın bu tespitin nasıl yapıldığına açıklama getirilmesi talep edildi. Ayrıca, ceset üzerinde gerçekleşen ağır otoliz (çürüme) durumuna rağmen rapordaki sonuçlara nasıl ulaşıldığının ayrıntılarıyla aktarılması gerektiği vurgulandı.

Boğulma İhtimali ve Hastalık Geçmişi Mercek Altında 
Soruşturma kapsamında savcılık, ağız ve burun kapatılması, boyna bası uygulanması ya da göğse bastırılması sonucu ölüm gerçekleştiğine dair tıbbi kanıt bulunmadığı yönündeki görüşü de mercek altına aldı. Bu kapsamda, solunum yollarının kapatılması eyleminde ağız içi lezyon bulunmasının şart olup olmadığı ve göğüsteki kanamaların travmatik nitelik taşıyıp taşımadığı soruldu. Bunun yanı sıra, ihbarın gecikmesi nedeniyle cesedin çürümesinin delil toplanmasını engelleyip engellemediği ve dosyadaki belgelerde maktulün yüksek tansiyon veya kalp damar hastası olduğuna dair evrak bulunmamasına rağmen bu yargıya nasıl varıldığı konularında detay istendi.

Erken Müdahale İhtimali ve İlaç Etken Maddesi Sorgulandı 
Savcılık yazısında ayrıca, 6 Eylül 2016 tarihinde gerçekleştiği değerlendirilen vefata dair rahatsızlığın ilk anında müdahale yapılması halinde maktulün hayatta kalma ihtimalinin bulunup bulunmadığının incelenmesi talep edildi. Denizolgun'un kanında saptanan metoprolol etken maddesinin hangi rahatsızlıkların tedavisinde kullanıldığının açıklanmasını isteyen başsavcılık, dosyadaki tüm verilerin yeniden ele alınarak soruların yanıtlanmasını ve kesin ölüm nedenini içeren ek raporun tanzim edilmesini gerekli gördü.



Paylaş


Diğer Haberler