Pusula Swiss
Eriyen İsviçre Buzulları Su Savaşlarını Tetikleyebilir
Buzul Erimesi Tehdidi
Eriyen İsviçre Buzulları Su Savaşlarını Tetikleyebilir
İsviçre'deki Griesgletscher buzulunun hızla erimesiyle birlikte uzmanlar, gelecekte hem ülke içinde hem de Avrupa Birliği ile yaşanabilecek su paylaşımı mücadelelerine karşı uyarıyor.İsviçre Alpleri'ndeki buzulların hızla yok oluşu, gelecekte ciddi su krizlerini ve paylaşım mücadelelerini beraberinde getirebilir. Wallis bölgesinde bulunan Griesgletscher, ülkenin en hızlı eriyen buzullarından biri olarak öne çıkıyor.

ETH Zürih'ten glasiyolog Matthias Huss'un ölçümlerine göre, buzul sadece Temmuz ve Ağustos ayları arasında iki ila üç metre kalınlık kaybetti. Sıcak geçen 2026 yılında bu dev kütleden yaklaşık 10 milyar litre erime suyu aktı. Şu an kalınlığı yaklaşık 100 metre olan buz kütlesinin, birkaç on yıl içinde tamamen yok olacağı öngörülüyor.

Buzulların erimesi yalnızca doğal afet risklerini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda su kaynaklarının yönetimi konusunda da büyük sorunlar yaratıyor. Küresel ısınmayla birlikte sıcak yazlar ve az kar yağışlı kışlar bu süreci hızlandırıyor. Uzmanlar, Nepal'de yaşanan sel felaketlerinin bir benzerinin Alpler'de de yaşanma ihtimalinin tamamen göz ardı edilemeyeceğini belirtiyor. Buzullar eridikten sonra en önemli tatlı su rezervleri haline gelecek olan baraj göllerindeki suyun paylaşımı ise ülke içinde şimdiden bir tartışma konusu. Elektrik şirketleri bu suyu kışın enerji üretimi için tutmak isterken, tarım sektörü yaz kuraklığında sulama için vadilere akıtılmasını talep ediyor.

Sorun sadece İsviçre sınırlarıyla da kalmıyor. Ren ve Rhone gibi Avrupa'nın can damarı olan nehirlerin kaynağı İsviçre Alpleri'ne dayanıyor. Cenevre Üniversitesi'nden siyaset bilimci Christian Bréthaut, bu nehirlerin komşu ülkeler için taşımacılık, nükleer santral soğutma ve tarım açısından hayati önem taşıdığını vurguluyor. Gelecekte yaşanacak olası su kıtlıklarında İsviçre ile Avrupa Birliği arasında sert paylaşım mücadelelerinin yaşanabileceği uyarısında bulunan Bréthaut, şimdiden bağlayıcı anlaşmalar yapılması ve proaktif adımlar atılması gerektiğini ifade ediyor.



Paylaş


Diğer Haberler