Bu inisiyatiflerden en çok tartışılanı, "Anti-Kaos İnisiyatifi" olarak adlandırılan ve izinsiz gösterilerde ortaya çıkan polis masrafları ile maddi hasarların sorumlulardan tahsil edilmesini öngören yasa tasarısı oldu. İsviçre Halk Partisi tarafından desteklenen bu tasarı, eylemcilerin finansal olarak daha fazla sorumluluk almasını hedefliyor.
Tasarıya göre, izinsiz eylemlerde ortaya çıkan güvenlik maliyetleri ve hasarlardan eylemi düzenleyenler ile katılanlar sorumlu tutulacak. Ayrıca izinli protestolarda şiddete başvuran veya kamu malına zarar veren kişilerin de cezalandırılması planlanıyor. Siyasi destekçiler şiddet uygulayanların maliyetleri üstlenmesi gerektiğini savunurken, hükümet ve kanton parlamentosu bu düzenlemeye karşı çıkıyor. Karşıt görüştekiler, yasanın temel hakları, ifade özgürlüğünü ve toplanma özgürlüğünü kısıtlayabileceğini belirtiyor.
İtiraz eden parti temsilcileri, yasanın insanları protesto etmekten caydırabileceğini ve suçluların kimliklerinin tespit edilmesinin pratikte oldukça zor olduğunu ifade ediyor. Basel'de geçmiş dönemde 86'sı izinsiz olmak üzere toplam 394 protesto gösterisi düzenlendiği kayıtlara geçmiş durumda. Mevcut yasalara göre bazı durumlarda hasar bedellerinin tahsil edilebildiğini belirten yetkililer, yakın zamanda tahliye edilen bir binadaki direnişçilere 90 bin franklık polis faturası çıkarılmasını buna örnek gösteriyor.
Kanton halkı aynı gün, Basel Tarih Müzesi, Devlet Arşivi ve Üniversite Kütüphanesi arşivlerinin Basel Fuarı'ndaki Rundhofhalle binasında toplanmasını öngören başka bir inisiyatifi daha oylayacak. Hükümet ve parlamento, tarihi eserlerin korunması için bu binanın uygun olmadığını savunarak projeye karşı çıkarken, bu teklif de kanton genelinde yoğun tartışmalara neden oluyor.