Pusula Swiss
Budapeşte Memorandumu Sonrası Ukrayna Güvenlik Arayışı
DÜNYA
Ukrayna Güvenlik Garantileri

Budapeşte Memorandumu Sonrası Ukrayna Güvenlik Arayışı

1994 yılında imzalanan Budapeşte Memorandumu, Rusya'nın ihlalleri ve ABD'nin değişen politikaları nedeniyle Ukrayna'nın güvenlik garantileri konusunu yeniden uluslararası gündemin üst sıralarına taşıdı.
16 Ekim 2026 11:33DÜNYA

Budapeşte Memorandumu ve Hukuki Zafiyet

Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından dünyanın en büyük üçüncü nükleer cephaneliğine sahip olan Ukrayna, 1994 yılında imzalanan Budapeşte Memorandumu ile topraklarındaki tüm nükleer silahları devretmiştir. Anlaşma kapsamında Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve Rusya; Belarus ve Kazakistan'ın da dahil olduğu bu süreçte Ukrayna'nın egemenliğine, bağımsızlığına ve mevcut sınırlarına saygı gösterme taahhüdünde bulunmuştur. Ancak dönemin Clinton yönetimi, Amerikan Senatosu'nun onay sürecinden kaçınmak amacıyla bu kritik belgeyi hukuki bağlayıcılığı olan uluslararası bir antlaşma yerine yalnızca siyasi bir güvence metni olarak tasarlamıştır.

Taahhütlerin İhlali ve Batı'nın Denge Arayışı

Rusya'nın 2014 yılında Kırım'ı ilhak etmesi ve 2022 yılında ülkeye yönelik geniş çaplı bir askerî işgal başlatması, Budapeşte Memorandumu'ndaki tüm taahhütlerin açıkça çiğnenmesine neden olmuştur. Bu tarihi ihlalin ardından Batı dünyası Ukrayna'yı mali, askerî ve istihbarat yardımlarıyla desteklemiş; fakat nükleer bir güçle doğrudan sıcak çatışmaya girmekten kaçınmıştır. ABD Başkanı Joe Biden döneminde müttefiklerin ikna edilmesiyle sağlanan geniş kapsamlı destekler, ABD'deki yönetim ve politika değişikliklerinin ardından yeni ve belirsiz bir boyuta evrilmiştir.

Yuşçenko'nun Mektubu ve Zelenski'nin Yeni Garanti Talebi

Ekim 2026 döneminde eski Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yuşçenko'nun Donald Trump'a hitaben kaleme aldığı açık mektup ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin net açıklamaları, güvenlik güvencelerini yeniden uluslararası kamuoyunun merkezine yerleştirmiştir. Yuşçenko mektubunda, ABD'nin Budapeşte'deki imzasını hatırlatarak Ukrayna'nın nükleer silahsızlanma taahhütlerine sadık kaldığını fakat Rusya'nın sözünü tutmadığını vurgulamıştır. Zelenski ise geçmişteki zayıf güvence modelini kesin bir dille reddederek, Amerikan Kongresi onaylı ve hukuken bağlayıcı yeni güvenlik garantileri talep etmektedir.

Ateşkes Tartışmaları ve Küresel Sistem Krizi

Washington yönetiminin mevcut cephe hattı boyunca bir ateşkes ve Rus işgalinin fiilen kabulü yönündeki yaklaşımı, geçmişte verilen uluslararası taahhütlerin geleceğine ve güvenilirliğine dair soru işaretlerini artırmaktadır. Ukrayna'nın kalıcı güvenlik arayışı, nükleer silahsızlanma rejimlerinin sınırlarını ve küresel diplomasinin yaşadığı derin sistem krizini tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir.



Paylaş


Diğer Haberler