
Yunanistan Kültür Bakanlığı ve UNESCO iş birliğiyle hayata geçirilen Atlantis Project, bugün düzenlenen görkemli bir törenle kapılarını açtı. Santorini (Thira) adasının güney kıyılarında, volkanik patlamalar sonucu sular altında kalan antik yerleşimlerin tam üzerine kurulan müze, ziyaretçilere eşsiz bir deneyim sunuyor. Müzenin en dikkat çeken özelliği, suyun altına yerleştirilen biyo-uyumlu heykellerin zamanla mercanlara yuva yaparak yaşayan bir ekosisteme dönüşecek olmasıdır.
Müzeyi gezmek isteyen turistler, 20 metre derinliğe kadar inebilen elektrikli mini denizaltıları veya artırılmış gerçeklik (AR) destekli kasklarla yapılan profesyonel dalış turlarını tercih edebiliyor. Arkeolojik kalıntıların yanına yerleştirilen dijital ekranlar, o yapının binlerce yıl önce nasıl göründüğünü üç boyutlu olarak yansıtıyor. Bu teknoloji, kültürel mirasın korunması ile modern eğlence anlayışını dünyada ilk kez bu ölçekte bir araya getiriyor.
Sanat eleştirmenleri, müzenin sadece bir sergi alanı değil, aynı zamanda iklim değişikliğine dikkat çeken bir "farkındalık anıtı" olduğunu belirtiyor. Deniz seviyesinin yükseldiği bir çağda, sanatın suyun altına taşınması sembolik bir anlam taşıyor. Ege Denizi'nin turkuaz sularında yer alan bu proje, şimdiden 2026 yılının en çok merak edilen seyahat rotası haline geldi.




