Haber Arama
Haber Yada Kategori Arayın...
Nur Hayat Yıldız
10 yılı aşkın süredir bireysel seanslar ve atölyeler aracılığıyla; mindfulness, nefes terapisi ve bütünsel dönüşüm alanlarında bireylere rehberlik ediyorum. Amacım, modern yaşamın karmaşasında özle buluşmayı, içsel dengeyi yeniden kurmayı ve bireyin kendi en iyi versiyonuna ulaşmasını desteklemek. Çalışmalarımda bilimsel temelli tekniklerle spiritüel farkındalığı buluşturarak, katılımcılara hem zihinsel hem de duygusal düzeyde derinleşebilecekleri alanlar sunuyorum. Her yolculuk bir keşif, her dokunuş bir dönüşüm.
SEN GÖKYÜZÜSÜN, DÜŞÜNCELERİN İSE BULUTLAR GİBİDİR
Bazen insan zihninin en büyük yanılgısı, düşüncelerini kendisi sanmasıdır. Bir düşünce gelir ve “bu benim” deriz. Bir başkası geçer ve onunla birlikte ruh halimiz değişir. Oysa gökyüzü, bulutlardan ibaret değildir; bulutlar gelir ve gider, ama gökyüzü kalır.

İşte bu yüzden: sen gökyüzüsün, düşüncelerin ise bulutlar gibidir.

Gökyüzü, her şeyi taşıyandır ama hiçbir şeye tutunmaz. Yağmuru da kabul eder, güneşi de. Fırtınayı da görür, dinginliği de ama hiçbirine dönüşmez. İnsan zihni de aslında böyle bir genişlik taşır; fakat çoğu zaman bu genişliği unuturuz. Bir düşünce yoğunlaştığında kendimizi o düşünce sanırız. “Başaramam” düşüncesi gelirse başarısız, “yetersizim” düşüncesi belirirse eksik hissederiz.

Oysa düşünceler, zihnin hareketidir; gerçeğin kendisi değil.

Bulutlar nasıl gökyüzünde şekil değiştiriyorsa, düşünceler de zihinde sürekli dönüşür. Bir an belirirler, sonra dağılırlar. Bazen gri ve ağırdırlar, bazen hafif ve neredeyse görünmez. Ama hiçbiri kalıcı değildir. Onlara tutunmadığımızda geçerler; tutunduğumuzda ise gökyüzünü kapladıklarını zannederiz.

Mindfulness pratiği tam da burada başlar: izlemek. Bir düşünceyi bastırmak değil, onunla savaşmak değil… Sadece fark etmek. “Şu an zihnimde bir endişe bulutu var.” diyebilmek. Ve sonra şunu hatırlamak: bu bulut, ben değilim.

Gökyüzü geniştir. Düşünceler ise o genişliğin içinden geçen geçici formlardır.

Bazen yaşam, gökyüzünü kaplayan koyu bulutlarla gelir. Belirsizlikler, kaygılar, geçmişten gelen izler… Hepsi üst üste biner. O anlarda gökyüzünü görmek zorlaşır. Ama gökyüzü hiçbir zaman yok olmaz. Sadece görünmez olur.

İnsan zihni de böyledir. En yoğun duyguların içinde bile, farkındalık diye bir alan hep vardır. O alan, nefesin farkına varmakla başlar. Bir an durup nefesi izlemek, bulutların arasından gökyüzüne açılan küçük bir pencere gibidir.

Ve zamanla insan şunu öğrenir: Bulutlar geçer. Ama gökyüzü kalır.

Düşüncelerini yönetmek, onları kontrol etmeye çalışmak değildir. Onları tanımak, geçmelerine izin vermektir. Tıpkı rüzgârın bulutları sürüklemesi gibi, yaşam da zihnimizin içinden sayısız düşünce geçirir. Biz sadece izleyebiliriz.

Belki de özgürlük, gökyüzü olduğunu hatırlamaktır. Ve hiçbir bulutun sonsuza kadar kalmayacağını bilmektir.

Sevgiyle kalın…

Reklam Banner
Reklam Banner
Reklam Banner
Reklam Banner
Reklam Banner
Diğer Yazıları
2026
Pusula Swiss – Tüm hakları saklıdır.
Özel Haber
Etkinlik
Anasayfa
Yazarlar
Video