Haber Arama
Haber Yada Kategori Arayın...
Savunmada ihracat hamlesi
Türkiye savunma sanayinde kritik ihracat görüşmeleri yürütüyor
Türkiye savunma sanayii, son yıllarda artan üretim kapasitesi ve yerli teknoloji hamleleriyle ihracatta yeni bir eşik aşmaya hazırlanıyor. Orta Doğu, Asya ve Afrika başta olmak üzere birçok ülkeyle kritik görüşmeler sürerken, özellikle insansız hava araçları, zırhlı kara sistemleri ve elektronik harp çözümleri öne çıkıyor. 2026 yılı için hedeflenen yüksek ihracat hacmi, Türkiye’nin küresel savunma pazarındaki konumunu daha da güçlendirecek önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Türkiye savunma sanayii, son yıllarda elde ettiği üretim kabiliyeti ve sahada test edilmiş sistemleriyle uluslararası pazarda etkisini artırmaya devam ediyor. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) koordinasyonunda yürütülen ihracat faaliyetleri kapsamında, başta Körfez ülkeleri, Orta Asya ve Afrika olmak üzere birçok bölgeyle kritik görüşmeler gerçekleştiriliyor. Savunma kaynaklarına göre, özellikle 2026 yılı içinde yeni büyük ölçekli anlaşmaların imzalanması hedefleniyor.

Sektörün önde gelen şirketlerinden Baykar, Turkish Aerospace Industries ve ASELSAN, yürütülen ihracat görüşmelerinde aktif rol oynuyor. Baykar’ın geliştirdiği Bayraktar TB2 ve Akıncı insansız hava araçları, halihazırda 30’dan fazla ülkeye ihraç edilmiş durumda. TUSAŞ tarafından geliştirilen ANKA ve HÜRKUŞ platformları da yeni pazarlara açılmaya hazırlanıyor.

2025 yılı itibarıyla Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatı 7 milyar dolar seviyesine yaklaşırken, 2026 için bu rakamın 10 milyar dolar bandına taşınması hedefleniyor. Uzmanlar, bu büyümede özellikle insansız sistemlerin, akıllı mühimmatların ve elektronik harp çözümlerinin etkili olduğunu belirtiyor. Ayrıca kara platformlarında zırhlı araç üreticileri olan Otokar ve FNSS de Afrika ve Orta Doğu pazarında önemli anlaşmaların eşiğinde bulunuyor.

Son dönemde dikkat çeken bir diğer gelişme ise Türkiye’nin savunma ürünlerinde “paket çözüm” stratejisine geçiş yapması. Bu kapsamda sadece platform satışı değil; eğitim, bakım, lojistik destek ve yazılım güncellemelerini içeren kapsamlı anlaşmalar sunuluyor. Bu yaklaşım, Türkiye’yi rakiplerinden ayıran önemli bir avantaj olarak değerlendiriliyor.

Analistler, Türkiye’nin savunma sanayiinde yerlilik oranını %80’in üzerine çıkarmasının, ihracat başarısında kritik rol oynadığını vurguluyor. Aynı zamanda NATO standartlarında üretim yapılabilmesi ve sahada aktif olarak kullanılan sistemlerin referans oluşturması, uluslararası alıcıların güvenini artırıyor. Önümüzdeki süreçte özellikle Asya-Pasifik ve Latin Amerika pazarlarının da hedeflenmesi bekleniyor.

Reklam Banner
Reklam Banner
Diğer Haberler
2026
Pusula Swiss – Tüm hakları saklıdır.
Özel Haber
Etkinlik
Anasayfa
Yazarlar
Video