
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) bünyesinde yaşanan mutlak butlan krizi, bayramın son gününde Ankara’da eşine az rastlanır bir siyasi kırılmaya ve çift başlılığa sahne oldu. Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Merkez’de "Şimdi Arınma Zamanı" pankartıyla kürsüye çıkıp geçmiş hataları için özür dilediği dakikalarda; mahkeme kararıyla görevden alınan Özgür Özel ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, partinin taban gücünü arkalarına alarak sokaklarda tarihi bir gövde gösterisi gerçekleştirdi.
Özgür Özel ve Mansur Yavaş, saat 14:00'te büyük bir kalabalığın eşliğinde CHP Ankara İl Başkanlığı binasına ulaştı. Binanın hemen önünde bulunan tarihi Güvenpark, ikiliyi desteklemek için gelen on binlerce partili tarafından tamamen dolduruldu. Kalabalığın alana sığmaması üzerine Güvenpark'a çıkan tüm çevre sokaklar emniyet güçleri tarafından trafiğe kapatılarak adeta bir miting alanına dönüştürüldü. Alanı dolduran kitle, Kılıçdaroğlu yönetimine sert tepki gösterirken, Özel ve Yavaş'a destek sloganları attı.
"Umutları Tüketirsem Siyaseti Bırakırım"
Miting alanına dönüşen Güvenpark'ta kürsüye ilk çıkan isim Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş oldu. Kılıçdaroğlu’na yönelik "vefa" eleştirilerine dolaylı olarak yanıt veren ve alkış toplayan Yavaş, şu ifadeleri kullandı:
"İnsanların umudunu tüketen bir konumda bulunmaktansa, siyaseti bırakırım. CHP’yi zayıflatmaya yönelik her girişim, yalnızca partiyi hedef almamaktadır. Türkiye'nin birikimini ve Cumhuriyet'in değerlerini hedef almaktadır."
"Bu Mesele Erdoğan'la Milletin Meselesidir"
Yavaş’ın ardından on binlere seslenen Özgür Özel ise partideki krizin yargı eliyle dizayn edilmek istendiğini savunarak hedef büyüttü. Konuşması Sözcü TV tarafından canlı yayınlanan Özel, "Bu mesele CHP'nin iç meselesi değildir, doğru anlayalım. Bu mesele Tayyip Erdoğan'la milletin meselesidir" diyerek krizin arkasında iktidarın olduğunu öne sürdü.
Güvenpark ve Ankara İl Başkanlığı önündeki tarihi buluşmanın ardından Özgür Özel, Mansur Yavaş ve beraberindeki on binlerce CHP'li, Cumhuriyet'in kurucu değerlerine bağlılık mesajı vermek amacıyla Anıtkabir’e doğru büyük bir yürüyüş başlattı. Ankara sokaklarını dolduran bu kitlesel yürüyüş, Genel Merkez’deki Kılıçdaroğlu yönetimine karşı sokaktaki meşruiyet ve güç dengesinin kimde olduğunu gösteren tarihi bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti.












