
Silivri’de Kritik Gün: 20 Yıl Hapis İstemi
İstanbul’un seçilmiş ancak görevden uzaklaştırılmış Başkanı Ekrem İmamoğlu, kampanya direktörü Necati Özkan ve gazeteci Merdan Yanardağ ile birlikte yargılandığı "siyasal casusluk" davası için Silivri’de hakim karşısına çıktı. 160 sayfalık iddianamede, sanıklar hakkında 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası ve siyasi yasak talep ediliyor. Davanın temelini, etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen iş insanı Hüseyin Gün’e ait dijital materyaller ve iddialar oluşturuyor.
"Detaylı Savunma Yapmayacağım, Çünkü Suçlama Absürt"
Duruşmanın ilk gününde kürsüye çıkan Ekrem İmamoğlu, kendisine yöneltilen casusluk suçlamasının hukuk tarihine kara bir leke olarak geçeceğini savundu. Suçlamaların içeriğine girmeyi "zül" saydığını belirten İmamoğlu, savunmasında şu çarpıcı ifadeleri kullandı:
"Siyasal casusluk suçlamasıyla burada bulunmam, aklın ve ciddiyetin tamamen terk edildiği anlamına gelir. Deli kuyuya bir taş atmış, bizden o taşı çıkarmamızı bekliyorsunuz. Bu suçlamalar sadece benim için değil, bu ülke için bir utanç vesikasıdır. Bu dava hukukla değil, ancak siyasetin karanlık dehlizleriyle açıklanabilir."
"Yüzlerce Aile Baskı Altında"
İmamoğlu, davanın sadece üç ismi değil, kendileriyle birlikte çalışan ve destek veren yüzlerce aileyi de hedef aldığını söyledi. Tutuklama ve yargılama süreçlerinin "vicdanla açıklanamayacağını" vurgulayan İmamoğlu, yargının siyasi bir sopa olarak kullanılmasından vazgeçilmesi çağrısında bulundu. Savunması sırasında salonun dışında toplanan kalabalığa ve kendisine destek verenlere de atıfta bulunan İmamoğlu, davanın meşruiyetini tanımadığını yineledi.
İkinci Gün Merdan Yanardağ Konuşacak
Duruşmanın ilk günü İmamoğlu'nun savunması ve usul tartışmalarıyla tamamlanırken, mahkeme heyeti duruşmayı yarına erteledi. Yarınki oturumda gazeteci Merdan Yanardağ’ın kapsamlı bir savunma yapması bekleniyor. Adliye önünde yoğun güvenlik önlemleri alınırken, CHP heyeti ve sivil toplum kuruluşları Silivri'deki nöbetini sürdürüyor.
Analistler, bu davanın sonucunun 2026’nın geri kalanındaki siyasi atmosferi ve olası seçim senaryolarını doğrudan belirleyeceğini öngörüyor.








