
Görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, kampanya direktörü Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve iş insanı Hüseyin Gün’ün yargılandığı "siyasal casusluk" davasında sıcak gelişmeler yaşanıyor. İstanbul’daki mahkemede görülen davada savcılık, sanıklar hakkında 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası ve siyasi yasak talep etti. Mahkeme heyeti, duruşma sonunda verdiği ara kararla tüm sanıkların tutukluluk hallerinin devam etmesine karar verdi.
Duruşma sırasında savunma yapan Ekrem İmamoğlu, hakkındaki iddiaları sert bir dille eleştirdi. Davanın tamamen siyasi bir temele dayandığını belirten İmamoğlu, iddianameyi ağır sözlerle nitelendirerek şu ifadeleri kullandı:
"Eğer Türk yargısının bir utanç belgeleri müzesi olsa, bu iddianame o duvara ilk asılan metin olurdu. Casusluk suçlamasının hukukla, akılla ve vicdanla açıklanabilir bir yanı yoktur." İmamoğlu, 2019 yerel seçimleri dönemindeki resmi görüşmelerin suç gibi gösterilmeye çalışıldığını vurgulayarak, ortada bir casusluk varsa Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından somut bir belge sunulması gerektiğini dile getirdi.
Davanın diğer sanıkları Merdan Yanardağ ve Necati Özkan da savunmalarında suçlamaları bütünüyle reddetti. Yanardağ, davanın bağımsız medya organlarını susturma amacı taşıdığını savunurken; Necati Özkan ise veri sızıntısı iddialarının teknik olarak asılsız olduğunu, söz konusu dijital hareketliliklerin seçim döneminden çok daha önce gerçekleştiğini belirtti. İddianamenin odağındaki isim olan Hüseyin Gün ise devletin gizli bilgilerine erişmediğini, yaptığı çalışmaların yalnızca açık kaynak verilerine dayanan sosyal medya analizleri olduğunu ifade etti.












