Haber Arama
Haber Yada Kategori Arayın...
Umut veren gen terapisi
Zürihli bilim insanlarından epilepsi tedavisinde çığır açan adım
Zürih Üniversitesi öncülüğündeki araştırma ekibi, kalıtsal epilepsiye karşı geliştirilen yeni bir gen terapisi yöntemiyle farelerde dikkat çekici sonuçlar elde etti. Araştırmacılar, hastalığa yol açan genetik hatayı doğrudan hedef alarak epilepsi nöbetlerini büyük ölçüde azaltmayı başardı.

Bilim dünyasının saygın yayınlarından Science Translational Medicine dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, deneylerde insanlarda görülen nadir bir kalıtsal epilepsi türüne benzeyen bir hastalık modeli kullanıldı. Araştırmacılar, bu yöntemle farelerdeki nöbet oranını neredeyse sağlıklı bireylerin seviyesine kadar düşürdü.

Hastalığın kaynağına müdahale edildi

Çalışmada hedef alınan hastalık, insanlarda GEFS+ sendromu olarak bilinen nadir bir epilepsi türüyle benzerlik gösteriyor. GEFS+ sendromu, “Ateşli nöbetlerle seyreden genel epilepsi artı” anlamına geliyor. Bu hastalık çoğunlukla çocukluk döneminde ateşli nöbetlerle ortaya çıkıyor ve bazı kişilerde daha ağır epilepsi tablolarına yol açabiliyor.

Bugüne kadar epilepsi tedavilerinde çoğunlukla nöbetleri kontrol altına almaya yönelik ilaçlar kullanılıyordu. Ancak bu yeni çalışma, hastalığın belirtilerini baskılamak yerine doğrudan genetik nedenine müdahale etmeyi amaçlaması bakımından önem taşıyor.

Araştırmacılar, farelerde hastalığa neden olan genetik hatayı düzelterek sinir hücrelerinin daha sağlıklı çalışmasını hedefledi. Böylece epilepsi nöbetlerinin temelinde yer alan bozukluğun kaynağına ulaşılmış oldu.

“Prime editing” yöntemi kullanıldı

Araştırmada “Prime Editing” adı verilen yeni ve hassas bir gen düzenleme teknolojisi kullanıldı. Bu yöntem, genetik kodda bulunan hatalı bölümlerin daha kontrollü ve hedefe yönelik şekilde düzeltilmesini sağlıyor.

Bilim insanları, hastalıktan etkilenen farelerde “SCN1A” adlı gendeki tek bir hatalı genetik harfi değiştirmeye odaklandı. SCN1A geni, sinir hücrelerinin elektriksel iletişiminde önemli rol oynuyor. Bu gendeki bazı hatalar, epilepsi nöbetlerinin ortaya çıkmasına neden olabiliyor.

Tedavi sırasında özel olarak geliştirilen virüsler kullanılarak onarım talimatları farelerin beynine taşındı. Yenidoğan farelerin beynine doğrudan uygulanan bu müdahale sayesinde, sinir hücrelerindeki genetik kodun doğru şekilde yeniden yazılması hedeflendi.

Nöbetlerde büyük düşüş sağlandı

Tedavinin ardından elde edilen sonuçlar araştırmacılar açısından oldukça umut verici oldu. Kontrol grubundaki farelerin büyük bölümünde ateşli nöbetler görülürken, gen terapisi uygulanan farelerde nöbet oranı belirgin şekilde azaldı.

Kontrol grubundaki hayvanların yaklaşık yüzde 80’inde ateşli nöbetler ortaya çıktı. Tedavi edilen farelerde ise bu oran yüzde 15’e kadar geriledi. Bu sonuç, genetik müdahalenin nöbetleri büyük ölçüde önleyebildiğini gösterdi.

Araştırmada yalnızca nöbet oranları değil, hayatta kalma oranları da olumlu yönde değişti. Tedavi sayesinde farelerin hayatta kalma oranı yüzde 80’den yüzde 100’e yükseldi. Bu bulgular, yöntemin hastalığın seyri üzerinde güçlü bir etki oluşturabileceğine işaret ediyor.

İnsanlar için umut veriyor ancak süreç henüz erken

Çalışmanın sonuçları epilepsi tedavisi açısından umut verici olsa da, araştırmacılar yöntemin henüz insanlar üzerinde uygulanmaya hazır olmadığını vurguluyor. Farelerde elde edilen başarılı sonuçların insanlara taşınabilmesi için daha fazla güvenlik ve etkinlik çalışmasına ihtiyaç var.

Araştırmanın eş yazarlarından Lucas Kissling, elde edilen bulguların hastalığın doğrudan kaynağına, yani hatalı gene odaklanan tedaviler için yeni bir bakış açısı sunduğunu belirtti. Ancak klinik uygulamaya geçilmeden önce çözülmesi gereken önemli sorunlar bulunuyor.

Bunlar arasında bağışıklık sisteminin tedaviye nasıl tepki vereceği, genetik onarım talimatlarının insan beynine güvenli şekilde nasıl ulaştırılacağı ve uygulamanın hangi yöntemle yapılacağı gibi kritik başlıklar yer alıyor.

Epilepsi tedavisinde yeni bir dönemin kapısı aralanabilir

Bu çalışma, epilepsi gibi genetik kökenli hastalıklarda gelecekte daha hedefe yönelik tedavilerin mümkün olabileceğini gösteriyor. Bugün kullanılan birçok tedavi yöntemi hastalığın belirtilerini azaltmaya çalışırken, gen terapileri hastalığın nedenini ortadan kaldırmayı hedefliyor.

Zürihli araştırmacıların fareler üzerinde elde ettiği başarı, bu alandaki çalışmalar için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Yöntemin insanlarda güvenli ve etkili olup olmayacağı ise ilerleyen yıllarda yapılacak araştırmalarla netleşecek.

Eğer bu teknoloji klinik aşamaya taşınabilirse, yalnızca epilepsi için değil, başka kalıtsal sinir sistemi hastalıkları için de yeni tedavi yolları açılabilir. Bu nedenle çalışma, tıpta “nedene dayalı tedavi” anlayışının güçlenmesi açısından dikkat çekici bir gelişme olarak görülüyor.

Reklam Banner
Reklam Banner
Reklam Banner
Reklam Banner
Diğer Haberler
2026
Pusula Swiss – Tüm hakları saklıdır.
Özel Haber
Etkinlik
Anasayfa
Yazarlar
Video