
Hem sendikalar hem de işverenler, uzun süredir kilitlenen bu konuda ilk kez aynı metne yaklaşmış durumda. Bu gelişme, parlamentoda AB ile yeni anlaşma paketine çoğunluk desteği çıkmasını da mümkün kılabilir.
İsviçre ile AB arasında hazırlanan 1700 sayfalık kapsamlı anlaşma paketi, neredeyse tüm maddelerde uzlaşıya varılmasına rağmen, “Önlem 14” olarak bilinen işten çıkarma koruması nedeniyle tıkanmıştı. Bu madde, işletmelerde seçilmiş sendika temsilcilerinin iş güvencesini düzenliyor ve işverenler tarafından aşırı müdahale olarak görülüyordu.
Federal Konseyin son önerisiyle birlikte bu koruma yeniden tanımlandı. Buna göre işten çıkarma koruması yalnızca 50’den fazla çalışanı olan işletmelerde geçerli olacak. Ayrıca işverenler, bir sendika temsilcisini işten çıkarmadan önce zorunlu bir görüşme yaparak alternatif bir pozisyon sunmak gibi çözüm yollarını değerlendirmek zorunda kalacak. Yasal süreçler de daha net hâle getirildi.
Bu değişiklik, sendikalar tarafından olumlu karşılandı. İsviçre Sendikalar Birliği başekonomisti Daniel Lampart, düzenlemenin hâlâ ücret korumasını güvence altına aldığını belirterek, “Parlamento tüm 1–14 numaralı önlemleri kabul ederse, bu paket bizim için desteklenebilir” dedi.
İşverenler cephesinde ise ton belirgin şekilde yumuşamış durumda. Daha önce Önlem 14’e kesin bir dille karşı çıkan işveren örgütleri, Federal Konseyin yaptığı değişiklikleri “doğru yönde bir adım” olarak nitelendiriyor. Ancak nihai destek konusunda henüz net bir karar açıklanmış değil.
Siyasi dengeler açısından bakıldığında, bu uzlaşma kritik önem taşıyor. SRF Bundeshausredaktörü Andy Müller’e göre, sosyal tarafların ortak bir zeminde buluşması, parlamentoda geniş bir çoğunluğun oluşmasını mümkün kılabilir. Sol partilerin sendikaların onayı olmadan pakete destek vermesi beklenmezken, işverenlerin desteği olmadan da FDP’nin önemli bir kısmı anlaşmaya sıcak bakmıyor. Bu nedenle yeni öneri, AB ile ilişkilerin geleceği açısından belirleyici bir dönemeç niteliği taşıyor.




