
Böylece şehir içindeki hız sınırlarında son söz artık daha çok kantona ait olacak.
Kararın arkasında özellikle sağ partilerin endişeleri bulunuyor. Bu kesim, şehir yönetiminin ileride ana yollar dahil olmak üzere geniş çapta Tempo 30 uygulaması getirebileceğini savundu. SVP’li siyasetçi Michael Mundt, böyle bir adımın ekonomiye zarar vereceğini belirterek kantonun kendi yolları üzerinde daha fazla söz hakkına sahip olması gerektiğini dile getirdi.
Ancak bu iddialara şehir yönetimi karşı çıktı. Hem GLP’li siyasetçiler hem de Schaffhausen Belediye Başkanı Peter Neukomm, şehirde genel bir Tempo 30 planı olmadığını açıkça ifade etti. Yetkililer, hız sınırlarının keyfi değil; trafik yoğunluğu, güvenlik ve özellikle gürültü gibi kriterlere göre belirlendiğini vurguladı.
Şehir tarafına göre kentsel alanlarda farklı ihtiyaçlar söz konusu. Daha yoğun trafik, yayalar ve çevresel faktörler nedeniyle düşük hız sınırları zaman zaman kaçınılmaz olabiliyor. Ayrıca federal yasalar gereği gürültü seviyesinin yüksek olduğu bölgelerde hızın düşürülmesi zaten zorunlu hale gelebiliyor.
Öte yandan kanton yetkilileri, zaten mevcut sistemde de söz sahibi olduklarını ancak yeni düzenlemeyle bu sürecin daha net ve kolay hale geleceğini savunuyor. Özellikle hangi yollarda ve hangi saatlerde Tempo 30 uygulanacağı konusunda kantonun daha belirleyici olacağı belirtiliyor.
Oylama sonucu oldukça başa baş geçti: 28’e karşı 26 oyla kabul edilen düzenleme, şehir ile kanton arasındaki yetki dengesini değiştirmiş oldu. Bu kararla birlikte Schaffhausen’de hız sınırı politikalarında son söz artık daha çok kantonun olacak.




