
Bu nedenle bazı şehirlerde gündeme gelen “onarım bonusu” (Reparaturbonus) uygulaması, tamir işlemlerinin devlet tarafından kısmen desteklenmesini öngörüyor.
İsviçre, Avrupa’da en fazla atık üreten ülkelerden biri olarak biliniyor. Federal Çevre Dairesi (Bundesamt für Umwelt) verilerine göre ülkede her yıl yaklaşık 80 ila 90 milyon ton atık ortaya çıkıyor. Elektronik cihazlardan tekstil ürünlerine, mobilyalardan küçük ev eşyalarına kadar pek çok ürün kısa süre içinde çöpe veya geri dönüşüme gidiyor.
Repair Café’ler atık kültürüne karşı mücadele ediyor
İsviçre genelinde faaliyet gösteren 250’den fazla “Repair Café”, atma kültürüne karşı alternatif bir model sunuyor. Bu merkezlerde gönüllü uzmanlar ve tamirciler, kırılan ya da bozulan eşyaları ücretsiz ya da bağış karşılığında tamir ederek ürünlere ikinci bir kullanım ömrü kazandırmaya çalışıyor.
Ancak birçok durumda tamir işlemleri yeni ürün satın almaktan daha pahalıya mal olabiliyor. Bunun en önemli nedenleri arasında yüksek işçilik ücretleri ve yedek parça maliyetleri gösteriliyor.
Bazı şehirler onarım bonusu uygulamasını başlattı
Bu soruna çözüm olarak bazı İsviçre belediyeleri “onarım bonusu” uygulamasını denemeye başladı. Batı İsviçre’deki bazı şehirler, tamir masraflarının bir bölümünü karşılayarak vatandaşları ürünlerini onarmaya teşvik ediyor.
Örneğin Lausanne yakınlarındaki Prilly belediyesi, mobilya, bisiklet, elektronik cihaz veya kıyafet tamiri için yapılan masrafların yüzde 50’sine kadarını, en fazla 300 frank olacak şekilde karşılıyor. Vevey kentinde ise bazı kategorilerde tamir masraflarının yüzde 75’i ve en fazla 400 frank destek veriliyor. Renens belediyesi ise özellikle akıllı telefon tamirlerini teşvik etmek amacıyla 50 frank sabit destek sağlıyor.
Zürih’te pilot proje başlıyor
Benzer bir uygulama Zürih’te de hayata geçiriliyor. Şehir yönetimi bu yıl başlatacağı pilot projede, elektrikli cihazlarını veya kıyafetlerini tamir ettiren kişilere yıllık en fazla 100 frank, yani tamir masrafının yarısına kadar destek verecek.
Zürih Belediyesi bu program sayesinde üç yıl içinde 40 bin ek onarım işlemi gerçekleştirilmesini hedefliyor. Yetkililere göre bu sayede yaklaşık 950 ton karbondioksit salımı önlenebilir.
Avrupa’da benzer uygulamalar yayılıyor
İsviçre’de ulusal düzeyde bir onarım bonusu önerisi 2023 yılında Ständerat’ta (Eyaletler Meclisi) kabul edilmemişti. Buna rağmen Tüketiciyi Koruma Vakfı ülke çapında benzer bir teşvik sisteminin uygulanması için çağrılarını sürdürüyor.
Bu konuda en dikkat çeken örneklerden biri Avusturya. Nisan 2022’den bu yana Avusturya’da devlet tamir masraflarının yüzde 50’sini karşılıyor ve 2026’dan itibaren her onarım için 130 avroya kadar destek sağlanıyor. Programın başladığından bu yana 1,8 milyondan fazla tamir işlemi devlet tarafından desteklendi.
Fransa’da ise farklı bir yöntem uygulanıyor. 2021’den bu yana çamaşır makineleri, televizyonlar ve dizüstü bilgisayarlar gibi elektronik cihazlarda onarım kolaylığını gösteren bir “tamir indeksi” etiketi bulunuyor. Bu sistem tüketicilerin daha kolay tamir edilebilen ürünleri tercih etmesini teşvik ediyor.
Destek mi yoksa bürokrasi mi?
Onarım bonusunu savunanlar, bu tür teşviklerin ürünlerin kullanım ömrünü uzatacağını, yeni ürün satın alma ihtiyacını azaltacağını ve böylece atık miktarının ve karbon emisyonlarının düşeceğini söylüyor. Ayrıca yerel tamir işletmelerinin de bu sayede ekonomik olarak destekleneceği belirtiliyor.
Eleştirenler ise devlet bütçesine ek yük getireceğini ve bürokratik işlemleri artıracağını savunuyor. Bazı uzmanlar ayrıca bu tür teşviklerin tamir fiyatlarının yapay şekilde yükselmesine yol açabileceğini ve uygulamanın etkisinin sınırlı kalabileceğini dile getiriyor.




