Haber Arama
Haber Yada Kategori Arayın...
Deprem haftası
Doğal afet ölümlerinin yarısından fazlası depremlerden kaynaklanıyor
Uluslararası sismoloji kuruluşları ile Birleşmiş Milletler Afet Riskini Azaltma Ofisi (UNDRR) verileri, dünya genelinde meydana gelen doğal afetlerdeki ölümlerin yarıdan fazlasının depremlerden kaynaklandığını ortaya koyuyor.

Deprem riskinin yüksek olduğu ülkelerden biri olan Türkiye’de toplumda deprem bilincini artırmak ve olası afetlere hazırlık konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla her yıl 1-7 Mart tarihleri “Deprem Haftası” olarak anılıyor.

Anadolu Ajansı, Deprem Haftası kapsamında ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS), dünya genelinde sismik risk analizleri yapan Global Earthquake Model Foundation (GEM) ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerini derledi.

Yer kabuğunda meydana gelen kırılmalar sonucu ortaya çıkan enerjinin dalgalar halinde yayılmasıyla oluşan sarsıntılar deprem olarak tanımlanıyor. Fay hatları boyunca büyük kaya bloklarının hareket etmesiyle meydana gelen bu doğal olaylar tektonik, volkanik ve çöküntü tipi olmak üzere üç ana kategoriye ayrılıyor.

USGS verilerine göre dünyada her yıl yaklaşık 500 bin deprem meydana geliyor. Bu sarsıntıların yaklaşık 100 bini insanlar tarafından hissedilirken, yalnızca yaklaşık 100’ü ciddi hasara yol açacak düzeyde oluyor.

UNDRR ile Afetlerin Epidemiyolojisi Araştırma Merkezi (CRED) tarafından hazırlanan “Afetlerin İnsani Maliyeti 2000-2019” raporu ise çarpıcı bir tablo ortaya koyuyor. Rapora göre söz konusu dönemde doğal afetlerin yalnızca yüzde 8’ini depremler oluşturmasına rağmen, afet kaynaklı can kayıplarının yüzde 58’i depremler nedeniyle gerçekleşti.

Aynı dönemde doğal afetler sonucu hayatını kaybeden 1,23 milyon kişinin yaklaşık 700 bini deprem nedeniyle yaşamını yitirdi.

Depremlerin büyük bölümü Pasifik Ateş Çemberi’nde gerçekleşiyor

Pasifik Okyanusu çevresinde sık görülen deprem ve volkanik faaliyetler nedeniyle “Pasifik Ateş Çemberi” olarak adlandırılan yaklaşık 40 bin kilometre uzunluğunda bir sismik kuşak bulunuyor.

Dünya genelindeki depremlerin yaklaşık yüzde 90’ı, büyük sarsıntıların ise yüzde 80’i Şili’den başlayıp Yeni Zelanda’ya kadar uzanan bu bölgede meydana geliyor.

Depremlerin yüzde 5 ila 6’sı ise Hindistan, Nepal ve Pakistan gibi ülkeleri kapsayan ve Alp-Himalaya Deprem Kuşağı olarak bilinen ikinci büyük sismik bölgede yaşanıyor.

Doğu Akdeniz ve Türkiye de Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu fay hatları gibi aktif tektonik sistemler nedeniyle yüksek sismik risk taşıyan bölgeler arasında bulunuyor.

2025 yılında depremler binlerce can aldı

Bir depremin “önemli” olarak değerlendirilmesi yalnızca büyüklüğüne değil; sarsıntının hissedilme düzeyine, can kaybına ve ekonomik zarar tahminlerine göre belirleniyor.

Bir depremin yıkıcılığı ise büyüklüğünün yanı sıra sarsıntının süresi, yer yüzeyine yakınlığı ve depremin meydana geldiği bölgenin yapılaşma ve nüfus yoğunluğu gibi özelliklerine bağlı olarak değişiyor.

2025 yılında dünya genelinde başta Rusya, Myanmar, Çin, Papua Yeni Gine, Şili, Japonya ve Endonezya olmak üzere çoğu Pasifik Ateş Çemberi üzerinde bulunan bölgelerde 7 büyüklüğünün üzerinde en az 16 deprem kaydedildi.

Rusya’nın doğusundaki Kamçatka Yarımadası açıklarında 30 Temmuz 2025’te meydana gelen 8,8 büyüklüğündeki deprem, USGS kayıtlarına göre dünyanın en büyük altıncı depremi olarak kayıtlara geçti.

Depremlerin en ağır sonuçlara yol açtığı ülkelerden biri olan Myanmar’da 28 Mart’ta meydana gelen 7,7 ve 6,4 büyüklüğündeki iki deprem, yaklaşık 3 bin 700 kişinin hayatını kaybetmesine ve 5 binden fazla kişinin yaralanmasına neden oldu.

Sarsıntılar komşu Tayland ve Çin’de de hissedilirken Myanmar’da büyük çaplı yıkım yaşandı.

Papua Yeni Gine’de nisan ayında gerçekleşen 7,6 büyüklüğündeki depremde 27 kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 200 ev tamamen yıkıldı ve bölgedeki ulaşım ile iletişim altyapısı ciddi zarar gördü.

Bazı bölgelerde daha düşük büyüklükteki depremler de ağır sonuçlar doğurabiliyor. Çin’in Tibet Özerk Bölgesi’nde 7 Ocak 2025’te meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremde en az 126 kişi yaşamını yitirdi, 188 kişi yaralandı.

Filipinler’de Palompon açıklarında 30 Eylül’de meydana gelen 6,9 büyüklüğündeki depremde ise 79 kişi hayatını kaybetti.

Afganistan da 2025 yılında depremlerden ağır şekilde etkilenen ülkeler arasında yer aldı. Ülkenin doğusundaki Kunar eyaletinde eylül ayında meydana gelen 6,0 büyüklüğündeki deprem, 2 bin 200’den fazla kişinin ölümüne ve yaklaşık 3 bin 700 kişinin yaralanmasına yol açtı.

Tarihin en büyük ve en ölümcül depremleri

Kaydedilen en büyük deprem, 22 Mayıs 1960’ta Şili’de meydana gelen 9,5 büyüklüğündeki sarsıntı olarak biliniyor. Pasifik Ateş Çemberi üzerinde gerçekleşen deprem 1655 kişinin ölümüne, 3 bin kişinin yaralanmasına ve yaklaşık 2 milyon kişinin evsiz kalmasına neden oldu.

Tarihte en fazla can kaybına yol açan deprem ise 1556 yılında Çin’de meydana gelen ve yaklaşık 830 bin kişinin hayatını kaybettiği sarsıntı olarak kaydedildi.

Yine Çin’de 1976 yılında meydana gelen depremde ise 250 binden fazla kişi hayatını kaybetti.

Türkiye’de ise 6 Şubat 2023’te meydana gelen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremler, Kahramanmaraş merkezli olarak 11 ili etkiledi ve 53 bin 537 kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Bu felaket Türkiye’nin son yüzyıldaki en ölümcül depremi olarak kayıtlara geçti ve “yüzyılın felaketi” olarak anıldı.

Deprem kaynaklı can kaybında en riskli ülkeler

GEM tarafından hazırlanan Küresel Sismik Risk Haritası, depremlerin neden olduğu ortalama yıllık kayıpları çeşitli kriterlere göre analiz ediyor.

Harita; yıllık ortalama can kaybı, ekonomik kayıp, yapı alanı kaybı, evsiz kalan nüfus ve bina kaybı gibi beş temel ölçüt üzerinden ülkelerin risk seviyelerini ortaya koyuyor.

Bu verilere göre yıllık ortalama can kaybı açısından en riskli ülkeler Çin, Pakistan, Türkiye, Hindistan ve İran olarak sıralanıyor.

Ekonomik kayıplar bakımından en yüksek risk taşıyan ülkeler ise Japonya, ABD, Çin, İtalya ve Türkiye olarak öne çıkıyor.

Yapı alanı kaybı açısından en riskli ülkeler Çin, Pakistan, Hindistan, Türkiye ve Japonya olurken; evsiz kalan nüfus sayısının en fazla Pakistan, Hindistan, Çin, Endonezya ve Filipinler’de görüldüğü tahmin ediliyor.

Bina kaybı bakımından en riskli ülkeler arasında Hindistan, Pakistan, Filipinler, Çin ve Endonezya ilk sıralarda yer alırken Türkiye bu listede 10. sırada bulunuyor.

Reklam Banner
Reklam Banner
Diğer Haberler
2026
Pusula Swiss – Tüm hakları saklıdır.
Özel Haber
Etkinlik
Anasayfa
Yazarlar
Video