Haber Arama
Haber Yada Kategori Arayın...
Cinsiyet farkı sürüyor
Bilim dünyasında kadınların sessiz mücadelesi
İsviçre’de üniversitelerde ve araştırma kurumlarında eşitlik politikaları uzun yıllardır uygulanmasına rağmen, kadın bilim insanları hâlâ erkek meslektaşlarına göre daha zor koşullarla karşı karşıya kalıyor.

Yapılan değerlendirmeler, akademide kadınların hem çalışma şartlarında hem de kariyer süreçlerinde sistematik dezavantajlar yaşadığını ortaya koyuyor.

Bern Üniversitesi’nde görev yapan astrofizikçi Lucia Kleint de bu durumu birebir deneyimleyen isimlerden biri. 42 yaşındaki bilim insanı, üniversitenin fen fakültesinde astronomi alanında kadrolu olarak çalışan ilk kadın profesör olmasına rağmen, akademik kariyerinde çeşitli eşitsizliklerle karşılaştığını söylüyor. Kleint’e göre sorunlar bilimsel çalışmalardan çok, sistemin yapısından kaynaklanıyor.

Kleint, göreve başladığında kendisine tahsis edilen ofisin yalnızca 9,8 metrekare olduğunu, buna karşın erkek meslektaşlarının daha geniş çalışma alanlarına sahip olduğunu belirtiyor. Benzer şekilde yönettiği araştırma grubunun da başlangıçta diğer gruplara kıyasla daha az alanla çalışmak zorunda kaldığını ifade ediyor. Bu durumun zamanla düzeldiğini ancak bunun kendiliğinden değil, yoğun çaba sonucunda gerçekleştiğini vurguluyor.

Kadınların bilim dünyasında karşılaştığı zorluklar yalnızca fiziksel koşullarla sınırlı değil. Uzmanlara göre akademide kadınlar hâlâ daha az görünür, daha az söz sahibi ve çoğu zaman daha düşük ücretlerle çalışmak zorunda kalıyor. Kleint, kadınların azınlıkta olduğu ortamlarda bu sorunların daha belirgin hale geldiğini belirterek, kadın oranının en az yüzde 30’a ulaşmasının dengeleri değiştirdiğini söylüyor. Bu seviyeden sonra kadınların toplantılarda daha fazla söz alabildiği ve karar süreçlerinin daha adil hale geldiği ifade ediliyor.

İsviçre’de son yıllarda kadın profesör sayısında artış yaşanmış olsa da tam anlamıyla eşitlik sağlanmış değil. 2004 yılında üniversitelerde profesörlerin yalnızca yüzde 12’si kadınken, bu oran 2024 itibarıyla yüzde 31’e yükseldi. Yeni atamalarda kadın oranı daha yüksek olsa da, akademik yapıdaki eşitsizlikler hâlâ devam ediyor.

Basel’de görev yapmış deneyimli epidemiyolog Nicole Probst-Hensch de benzer bir tabloya dikkat çekiyor. Uzun ve başarılı kariyerine rağmen erkek meslektaşlarıyla tam anlamıyla eşit hissetmediğini söyleyen Probst-Hensch, kadınların aynı şekilde kendilerini ifade ettiklerinde erkeklere kıyasla farklı algılandığını belirtiyor.

Uzmanlara göre bilim dünyasında gerçek eşitliğin sağlanabilmesi için yalnızca bireysel çabalar değil, üniversite yönetimlerinin ve üst düzey karar vericilerin daha aktif rol alması gerekiyor.

Reklam Banner
Reklam Banner
Diğer Haberler
2026
Pusula Swiss – Tüm hakları saklıdır.
Özel Haber
Etkinlik
Anasayfa
Yazarlar
Video