
Saldırılar; sinagoglar, Yahudi okulları ve bir Yahudi acil yardım servisini hedef aldı. Mart ayı başından bu yana en az altı saldırının doğrulandığı belirtiliyor. Olayların ardından yayımlanan videolarda, daha önce bilinmeyen “Harakat Ashab al-Yamin al-Islamiyyah” (HAYI) adlı bir grup saldırıların sorumluluğunu üstlendi.
Uzmanlar ise bu grubun arkasında daha büyük bir yapı olabileceğinden şüpheleniyor. Hollanda merkezli Uluslararası Terörle Mücadele Merkezi (ICCT) tarafından yapılan analizler, saldırıların İran bağlantılı ağlarla ilişkili olabileceğini ortaya koyuyor. Özellikle saldırı videolarının yayıldığı Telegram kanallarının, İran yanlısı milislerle bağlantılı olduğu belirtiliyor.
Dikkat çeken bir diğer unsur ise saldırıların zamanlaması. Bazı vakalarda, saldırı gerçekleşmeden dakikalar önce sosyal medyada ilk paylaşımların yapılması, saldırganlar ile propaganda ağları arasında doğrudan ve hızlı bir iletişim olduğunu düşündürüyor.
Güvenlik birimleri ayrıca saldırıların arkasında gençlerin olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Hollanda’da gözaltına alınan şüphelilerin 17 ile 19 yaş arasında olması, gençlerin organize şekilde eylemler için kullanılmış olabileceği şüphesini güçlendiriyor.
Uzmanlara göre bu tür eylemler sadece fiziksel zarar vermeyi değil, aynı zamanda toplumda korku ve bölünme yaratmayı hedefliyor. Nitekim son saldırılarda can kaybı yaşanmamış olsa da, psikolojik etkisinin büyük olduğu vurgulanıyor.
Sonuç olarak Avrupa’da artan bu saldırılar, sadece güvenlik meselesi değil; aynı zamanda uluslararası gerilimlerin sahaya yansıması olarak değerlendiriliyor. Yetkililer, olayların arkasındaki ağları ortaya çıkarmak için kapsamlı soruşturmalarını sürdürüyor.




