Haber Arama
Haber Yada Kategori Arayın...
Sığınmacılar üçüncü ülkelere...
AB’den göç politikasında yeni sertleşme adımı
Avrupa Birliği, göç ve iltica politikalarını bir kez daha sertleştirme yoluna gidiyor. Yeni plan kapsamında iltica başvurusu reddedilen kişilerin, kendi ülkeleri yerine üçüncü ülkelerde kurulacak geri gönderme merkezlerine nakledilebilmesinin önü açılıyor.

Ancak uzmanlara göre bu uygulamanın hayata geçirilmesi siyasi olarak mümkün görünse de pratikte oldukça karmaşık ve maliyetli olacak.

AB daha sıkı bir göç politikası hedefliyor

Yeni düzenleme ile Avrupa Birliği ülkeleri, sığınma hakkı bulunmayan kişileri Avrupa dışındaki geri gönderme merkezlerine sevk edebilecek. Bu merkezlerin, ilgili kişinin geldiği ülkeyle veya ailesiyle herhangi bir bağlantısı bulunan bir ülkede olması şartı da aranmayacak.

AB Komisyonu’na göre bu uygulama, Avrupa’ya kimlerin gelebileceği, kimlerin kalabileceği ve kimlerin ayrılması gerektiği konusunda daha fazla kontrol sağlayacak.

Kararın en dikkat çekici yönü siyasi ittifaklar

AB uzmanlarına göre kararın asıl dikkat çekici tarafı içeriğinden çok siyasi boyutu oldu. Avrupa Parlamentosu’nda mart ayında yapılan oylamada düzenleme, merkez sağ Avrupa Halk Partisi’nin (EPP) aşırı sağ partilerle iş birliği yapması sayesinde kabul edildi.

Özellikle Almanya’da CDU’nun ilk kez Avrupa düzeyinde AfD temsilcileriyle aynı yönde oy kullanması, Brüksel’de geniş yankı uyandırdı.

Her ülke kendi modelini belirleyecek

AB’nin aldığı kararın ardından üye ülkeler, geri gönderme merkezlerini kurup kurmayacaklarına ve bunları hangi ülkelerde oluşturacaklarına kendileri karar verecek.

İspanya ve Fransa şimdiden bu fikre mesafeli yaklaştıklarını açıkladı. Buna karşılık İtalya, Danimarka, Almanya ve Avusturya gibi ülkeler uygulamayı denemeye sıcak bakıyor.

Ancak şu ana kadar somutlaşmış bir proje veya üçüncü ülkelerle yapılmış resmi anlaşmalar bulunmuyor.

İtalya örneği beklentileri karşılamadı

Bu konuda en çok dikkat çeken örneklerden biri İtalya’nın Arnavutluk’ta kurmaya çalıştığı göç merkezleri oldu. Ancak proje hem hukuki sorunlar hem de yüksek maliyetler nedeniyle beklenen sonucu veremedi.

Uzmanlar, üçüncü ülkelerde kurulacak geri gönderme merkezlerinin yalnızca sınırlı sayıdaki sığınmacıyı kapsayacağını ve bunun için harcanacak kaynakların elde edilecek sonuçlarla kıyaslandığında oldukça yüksek kalacağını belirtiyor.

Bu nedenle bazı Avrupa ülkeleri, uygulamanın daha çok siyasi bir mesaj niteliği taşıdığı görüşünde.

Sığınma başvuruları zaten düşüyor

AB’de son yıllarda iltica başvurularında genel bir düşüş yaşanıyor. Ancak uzmanlar bunun yalnızca sertleşen göç politikalarından kaynaklanmadığını vurguluyor.

Dünya genelindeki savaşlar, ekonomik koşullar, sınır güvenliği önlemleri ve jeopolitik gelişmeler de göç hareketlerini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle başvuru sayılarının gelecekte yeniden artabileceği belirtiliyor.

Eleştiriler büyüyor

İnsan hakları kuruluşları ve kilise örgütleri, üçüncü ülkelere geri gönderme planına sert tepki gösteriyor. Eleştirmenlere göre bu uygulama, sığınmacıların temel haklarının korunmasını zorlaştırabilir ve Avrupa’nın uluslararası sorumluluklarını tartışmalı hale getirebilir.

Buna rağmen birçok Avrupa hükümeti, kamuoyundaki göç baskısı nedeniyle daha sert önlemler almaya devam ediyor.

Asıl amaç caydırıcılık mı?

Uzmanların önemli bir bölümü, yeni göç paketinin pratik sonuçlarından çok siyasi etkisine dikkat çekiyor. Buna göre Avrupa Birliği, daha sert kurallar açıklayarak göç etmeyi düşünen kişilere “AB’ye gelmek artık daha zor” mesajı vermeyi amaçlıyor.

Bu nedenle yeni düzenleme, birçok gözlemci tarafından hem iç politikaya hem de potansiyel göçmenlere yönelik güçlü bir caydırıcılık hamlesi olarak değerlendiriliyor.

Reklam Banner
Reklam Banner
Reklam Banner
Reklam Banner
Reklam Banner
Diğer Haberler
2026
Pusula Swiss – Tüm hakları saklıdır.
Özel Haber
Etkinlik
Anasayfa
Yazarlar
Video