
Yeni sahip, toplu tahliye
Lagarde’ın yaşadığı bina 2025 yılında yaklaşık 14 milyon franka bir emlak şirketi tarafından satın alındı. Ardından tüm kiracılara toplu şekilde tahliye bildirimi gönderildi. Gerekçe olarak ise kapsamlı renovasyon ve binaya kat eklenmesi gösterildi.
Ancak kiracı temsilcileri bu açıklamaya şüpheyle yaklaşıyor. Onlara göre amaç açık:
Düşük kiralı eski sözleşmeleri sonlandırıp, yenilenen daireleri iki hatta üç katı fiyata yeniden kiralamak.
“Ölmeyi tercih ederdim”
Micheline Lagarde’ın sözleri ise durumun insani boyutunu gözler önüne seriyor:
Tahliye mektubunu aldığında “Keşke daha çabuk ölsem” diye düşündüğünü söylüyor.
Bu sadece tekil bir vaka değil. Kiracı derneklerine göre Cenevre’de en az bir düzine bina benzer süreçten geçiyor. Bazı durumlarda tahliyeler, daha inşaat izni bile alınmadan başlatılıyor.
Tartışmanın iki tarafı
Kiracı örgütleri ve bazı siyasetçiler, bunun açık bir spekülasyon olduğunu savunuyor. Onlara göre renovasyon, çoğu zaman sadece bir bahane ve asıl hedef kira artışı.
Öte yandan emlak sektörü temsilcileri farklı düşünüyor. Onlara göre eski binaların yenilenmesi zorunlu ve mevcut düzenlemeler nedeniyle bu süreçler zaten maliyetli. Bu yüzden tahliyelerin kaçınılmaz olduğu savunuluyor.
Daha büyük bir trendin parçası
Bu gelişme aslında yeni değil. Zürih’te uzun süredir görülen bu uygulama, artık İsviçre’nin Fransızca konuşulan bölgelerine de yayılıyor.
Sonuç olarak ortaya sert bir gerçek çıkıyor:
Konut piyasasında dönüşüm, özellikle uzun süredir aynı evde yaşayan kiracılar için ciddi bir risk haline gelmiş durumda.
Bu durum, İsviçre’de konut politikası ve kiracı hakları tartışmasını daha da alevlendirecek gibi görünüyor.




