
İlacın geliştirme maliyetleri, satış gelirleri ve ilaç sektöründeki fiyat politikaları konusunda farklı görüşler bulunuyor.
Uzmanlar, Keytruda'nın modern kanser tedavisinde önemli bir dönüm noktası olduğunu kabul ederken, ilacın fiyatlandırılması ve ilaç şirketlerinin kâr oranları konusunda tartışmaların devam ettiğini belirtiyor.
Kanser tedavisinde önemli bir dönüm noktası
Yaklaşık 12 yıldır piyasada bulunan Keytruda, bağışıklık sisteminin kanser hücreleriyle mücadele etmesini sağlayan immünoterapi yönteminin öncülerinden biri olarak görülüyor.
Finans ve sağlık sektörü analisti Michael Nawrath'a göre Keytruda, kanser tedavisinde devrim niteliğinde bir gelişme sağladı. Uzun yıllar boyunca mümkün görülmeyen bağışıklık sistemi temelli kanser tedavileri, bu ilaç sayesinde yaygın şekilde kullanılmaya başladı.
Bugün Keytruda, yaklaşık 40 farklı kanser türünün tedavisinde kullanılabiliyor.
İlaç şirketi milyarlarca dolarlık yatırım yaptığını söylüyor
İlacın üreticisi olan Amerikan ilaç şirketi Merck & Co. (MSD), Keytruda'nın geliştirilmesi için çok büyük yatırımlar yapıldığını savunuyor.
Şirkete göre:
- Klinik araştırmalara 30 milyar doların üzerinde yatırım yapıldı.
- Araştırma ortaklıkları ve satın almalar için yaklaşık 14 milyar dolar harcandı.
- Üretim süreçleri ve tesis yatırımları için yaklaşık 2 milyar dolar kaynak ayrıldı.
Bu verilere göre toplam yatırım miktarı yaklaşık 50 milyar dolara ulaşıyor.
MSD, bunun ilaç sektöründe gerçekleştirilen en büyük ve en maliyetli araştırma-geliştirme programlarından biri olduğunu belirtiyor.
Eleştiriler maliyetlerin çok daha düşük olduğunu savunuyor
Ancak sağlık alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşu Public Eye farklı bir değerlendirme yapıyor.
Kuruluşun ilaç politikaları uzmanı Patrick Durisch'e göre Keytruda'nın gerçek araştırma ve geliştirme maliyetleri yaklaşık 2 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.
Eleştirmenler, ilaç şirketlerinin araştırma maliyetlerini olduğundan yüksek gösterdiğini ve ilacın satış gelirleriyle kıyaslandığında geliştirme maliyetlerinin oldukça düşük kaldığını öne sürüyor.
Gerçek maliyeti bilmek neden zor?
Uzmanlara göre bu konuda kesin bir sonuca ulaşmak kolay değil. Çünkü ilaç üreticileri, araştırma, geliştirme ve üretim maliyetlerini her ilaç için ayrı ayrı kamuoyuna açıklamak zorunda değil.
Analist Michael Nawrath, yeni bir kanser ilacının ilk onay sürecine kadar olan geliştirme maliyetinin genellikle 2 ila 2,5 milyar İsviçre Frangı arasında değiştiğini belirtiyor.
Ancak Keytruda gibi ilaçlar zamanla farklı kanser türleri için de onay alıyor. Bu süreçte yeni klinik çalışmalar yürütülüyor ve ek maliyetler ortaya çıkıyor.
Eleştirmenler ise sonraki araştırmaların ilk geliştirme sürecine göre çok daha düşük maliyetlerle gerçekleştirildiğini savunuyor.
İsviçre'de en pahalı ilaçlar arasında yer alıyor
Keytruda, İsviçre sağlık sisteminde en yüksek maliyet oluşturan ilaçlardan biri olarak dikkat çekiyor.
Temel sağlık sigortası kapsamında yılda 180 milyon İsviçre Frangından fazla harcamaya neden olan ilaç, ülkedeki en pahalı üç ilaç arasında bulunuyor.
Bir kutu Keytruda'nın resmi satış fiyatı ise 4 bin 294 İsviçre Frangı olarak belirtiliyor.
İlacın sağlık harcamalarındaki payının yüksek olmasının nedenlerinden biri de çok sayıda kanser hastasının bu tedaviyi kullanıyor olması.
İlaç şirketlerinin kârları neden tartışılıyor?
İlaç sektöründeki en büyük tartışmalardan biri de şirketlerin elde ettiği kâr oranları.
İlaç şirketleri, yüksek kârların yeni araştırmaların finansmanında kullanıldığını savunuyor. Sektör temsilcileri, geliştirilen her 10 projeden yalnızca birinin başarıya ulaştığını ve başarısız projelerin ciddi maliyet yarattığını ifade ediyor.
Buna karşılık eleştirmenler, halka açık şirketlerin hissedar beklentileri nedeniyle sürekli büyüme ve daha fazla kâr hedeflediğini belirtiyor.
Uzmanlar, ilaç fiyatları ve patent süreçlerinde daha fazla şeffaflık sağlanmasının hem kamuoyunun hem de sağlık sistemlerinin güvenini artırabileceğini ifade ediyor.












