
Rapora göre federal çalışanlar, ücretli ek işlerini, kamu görevlerini ya da çıkar çatışması riski taşıyan faaliyetlerini işverene bildirmek zorunda. Ancak uygulamada bu yükümlülüğün her kurumda aynı şekilde ele alınmadığı görülüyor. Bazı birimlerde süreçler düzgün işlerken, bazılarında bildirimlerin eksik olduğu ve kontrol mekanizmalarının yetersiz kaldığı tespit edildi.
Denetimin en dikkat çeken bulgularından biri, mevcut sistemin hâlâ büyük ölçüde kağıt formlar üzerinden yürütülmesi oldu. Bu durumun hem bürokratik yük oluşturduğu hem de bildirimlerin kaybolma riskini artırdığı belirtiliyor. Bu nedenle EFK, tüm yan faaliyetlerin kaydedileceği merkezi bir dijital sistem kurulmasını öneriyor.
Öte yandan bildirilmeyen ek işler, özellikle çıkar çatışması açısından risk oluşturuyor. Raporda, bazı çalışanların ticari faaliyetlere “sessiz ortak” olarak katıldığı ve bunun yeterince denetlenemediği vurgulanıyor. Bu nedenle, çalışanların ticaret siciline kayıtlı tüm faaliyetlerini bildirmesi gerektiği öneriliyor.
Kurallara göre, federal çalışanların ana işi ile ek faaliyetlerinin toplamı yüzde 110’luk bir çalışma oranını geçemiyor. Ancak bu sınırın her zaman etkin şekilde kontrol edilip edilmediği de net değil. Ayrıca üst düzey çalışanların ek işlerine ilişkin parlamentoya sunulan bazı raporlarda yanlış veya eksik bilgiler bulunduğu da ortaya çıktı.
Yetkililer ise sistemin genel olarak işlediğini, sorunların sınırlı olduğunu savunuyor. Buna rağmen, daha şeffaf ve standart bir uygulama için ortak kurallar ve dijital çözümler üzerinde çalışılması gerektiği görüşü öne çıkıyor.
Sonuç olarak rapor, İsviçre’de kamu yönetiminde ek işlerin tamamen kontrol altında olmadığını ve özellikle çıkar çatışmalarını önlemek için daha sıkı bir sistem gerektiğini ortaya koyuyor.




