
Vitasphère Sağlık Merkezi tarafından hayata geçirilen bu pilot uygulama, özellikle pandemi döneminde büyük kolaylık sağlamış olsa da bugün kullanım oranı oldukça düşük.
Sağlık merkezinde tıbbi sekreter olarak görev yapan Marion Tschan, cihazın pratikliğini sıkça deneyimlediğini söylüyor. Bir hastanın telefonla acil ağrı kesici talep etmesi halinde, Tschan ilacı otomat üzerinden teslim edilmek üzere hazırlayabiliyor. İlacın hazırlanma süreci sağlık merkezinin bodrum katındaki robot sistemde başlıyor. Robot, istenen ilacı otomatik olarak seçiyor; ardından Tschan, ilacın türünü, dozunu ve miktarını elle kontrol ediyor. Onaylanan ilaç, hastanın QR koduyla teslim alabileceği otomata gönderiliyor.
Bu sistem yalnızca reçetesiz ilaçlarla sınırlı değil. Reçeteli ilaçlar da önceden sağlık personeli tarafından kontrol edildiği sürece otomat üzerinden teslim edilebiliyor. Dolayısıyla Medicomat yalnızca QR kodu ile çalışan, güvenlik mekanizması bulunmayan klasik bir satış otomatı gibi işlemiyor.
Vitasphère Sağlık Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Andreas Baumann, fikrin pandemi dönemindeki temas kısıtlamaları sırasında doğduğunu belirtiyor. O dönemde yüksek talep gören sistem, bugün aynı ilgiyi görmüyor. Baumann’a göre bunun nedeni basit: “İnsanlar güler yüzlü bir çalışanla karşılaşmayı, otomat ekranıyla muhatap olmaya tercih ediyor.”
Bu nedenle bugün hastaların yalnızca yüzde 10’u ilaçlarını Medicomat üzerinden alıyor. Buna karşın sistemin maliyeti, robot ve kurulum dahil, orta ölçekli altı haneli bir yatırımı buluyor. Buna rağmen Baumann projeyi başarısız olarak görmüyor. Ona göre otomatik ilaç dağıtımının gelecekte yaygınlaşması kaçınılmaz. Yapay zekâ ve dijitalleşmeyle birlikte reçete kontrolünün de otomatik hale gelebileceğini savunuyor.
Şimdilik reçeteler ve ilaç kontrolleri hâlâ insanlar tarafından yapılıyor. Ancak Medicomat, İsviçre’de otomatik ilaç dağıtımının teknik olarak mümkün olduğunu şimdiden göstermiş durumda.




