
İflasların yüzde 80’i klasik iflas prosedürlerinden, yüzde 20’si ise organizasyon eksiklikleri nedeniyle yapılan şirket silmelerinden kaynaklandı.
Yasa değişikliği iflas dalgasını tetikledi
Creditreform, artışın temel nedeninin 2025 başında yürürlüğe giren yasa değişikliği olduğunu belirtiyor. Buna göre, kamu kurumları ve kamu hukuku kapsamındaki işletmeler artık şirketleri doğrudan iflasa zorlamakla yükümlü. Böylece özel şirketlerle aynı konuma getirildiler.
Önceden mümkün olan “haciz yoluyla takip” yöntemi, birçok durumda aslında batık olan şirketlerin yapay şekilde ayakta kalmasına yol açıyordu. Yeni düzenleme ile birlikte piyasa temizliği yaşandığı, 3’500 ek iflasın büyük bölümünün bu değişiklikten kaynaklandığı ifade ediliyor.
Bununla birlikte bazı kantonlarda iflas sayılarının hâlâ düşük seyretmesi, uyum sürecinin tamamlanmadığını ve ek birikmiş dosyaların bulunduğunu gösteriyor.
Özel iflaslarda da yeni rekor
2025’te yalnızca şirketler değil, özel kişiler de daha fazla iflas etti. Özel iflaslar yüzde 12 artarak 9’800’ün üzerine çıktı. Artışın başlıca nedeni, mirasçıların reddettiği tereke dosyaları oldu.
Ayrıca, yaşayan kişilerin iflaslarında yıllardır süren düşüş trendi kırıldı. Creditreform, bunun pandemi dönemindeki devlet desteklerinin geciktirici etkisinin ortadan kalkmasıyla ilgili olabileceğini belirtiyor.
Rekor sayıda yeni şirket kuruldu
Tüm bu gelişmelere rağmen 2025, aynı zamanda şirket kuruluşlarında da rekor yılı oldu. Yeni kurulan şirket sayısı yüzde 5 artarak 55’600’ü aştı. Son 10 yılda bu rakam üçte birden fazla yükseldi.
Şirket silmelerinin daha yavaş artması sayesinde, 2025’te net şirket büyümesi yüzde 6’nın üzerinde gerçekleşti ve 21’700’den fazla yeni şirketlik bir artış kaydedildi.







