
Raporda casusluk faaliyetlerinden siber saldırılara, propaganda çalışmalarından yaptırımların delinmesine kadar birçok alanda İsviçre'nin hedef alındığı belirtiliyor.
Federal İstihbarat Servisi Direktörü Serge Bavaud, ülkenin güvenlik ortamının her geçen gün daha da zorlaştığını belirterek, "İsviçre'yi koruyan güvenlik kuşağı doğudan, batıdan ve güneyden aşınıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Rapora göre Avrupa çevresindeki krizler ve jeopolitik gerilimler artarken, uluslararası kurallara dayalı düzen de giderek zayıflıyor. İstihbarat Servisi, Amerika Birleşik Devletleri'ni belirsizlik unsuru, Çin'i ekonomik baskı uygulayan bir güç olarak değerlendirirken, Avrupa için en büyük tehdidin Rusya olduğunu vurguluyor.
İsviçre casusluk faaliyetlerinde önemli bir üs olarak görülüyor
Raporda Rusya'nın İsviçre'deki diplomatik ve konsolosluk temsilciliklerini istihbarat faaliyetleri için kullandığı iddia ediliyor. Federal İstihbarat Servisi'ne göre çok sayıda Rus ajanı diplomatik personel kimliği altında faaliyet gösteriyor.
Yetkililer, İsviçre'nin yalnızca kendi bilgileri için değil, diğer ülkeler ve uluslararası kuruluşlar hakkında istihbarat toplamak amacıyla da bir platform olarak kullanıldığını belirtiyor. Raporda Çin'in de İsviçre açısından önemli casusluk tehditlerinden biri olduğu ifade ediliyor.
Propaganda ve dezenformasyon faaliyetleri arttı
Federal İstihbarat Servisi, Rusya'nın İsviçre'yi propaganda çalışmalarında da doğrudan hedef aldığını belirtiyor.
Rapora göre Rus devlet medyası Russia Today'in Almanca yayın yapan platformu, 2025 yılında İsviçre hakkında bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 25 daha fazla haber yayımladı. Bu yayınlarda ağırlıklı olarak "İsviçre'nin gerilediği ve zayıfladığı" yönündeki söylemlerin öne çıkarıldığı ifade ediliyor.
Yaptırımların delinmesi ve siber saldırılar dikkat çekiyor
Raporda Rusya'nın Batı yaptırımlarını aşmak için farklı yöntemler geliştirdiği belirtiliyor. İsviçre'den satın alınan bazı yüksek teknolojili makinelerin dolaylı yollarla Rusya'ya ulaştırıldığı ifade edilirken, bu durumun önlenmesi için Federal Ekonomi Sekreterliği (SECO) ile ortak çalışmalar yürütüldüğü kaydedildi.
Siber güvenlik konusunda da ciddi uyarılar yer alan raporda, Rusya'nın yanı sıra Çin, İran ve Kuzey Kore bağlantılı devlet aktörlerinin İsviçre'deki kamu kurumlarını, araştırma merkezlerini ve ileri teknoloji şirketlerini hedef aldığı belirtiliyor.
Ayrıca İsviçre'deki bazı sunucuların üçüncü ülkelerde gerçekleştirilen siber saldırılar için altyapı olarak kullanılabildiği ifade ediliyor.
Terör tehdidi de yüksek seviyede
Federal İstihbarat Servisi, terör tehdidinin de yüksek seviyede devam ettiğini belirtiyor.
Raporda özellikle internet üzerinden radikalleşen ve tek başına hareket eden cihat yanlısı saldırganların önemli risk oluşturduğu vurgulanıyor. Yakın zamanda Winterthur kentinde meydana gelen bıçaklı saldırı buna örnek olarak gösteriliyor.
Yetkililere göre özellikle gençler arasında çevrim içi radikalleşme hız kazanırken, yapay zekâ teknolojilerinin propaganda ve radikalleşme süreçlerini daha da kolaylaştırdığı değerlendiriliyor.
Öte yandan Orta Doğu'daki gerilimlerin Avrupa'da Amerikan, Yahudi ve İsrail bağlantılı hedeflere yönelik saldırı riskini artırabileceği belirtilirken, aşırı sağ ve aşırı sol kaynaklı şiddet olaylarının da İsviçre açısından güvenlik tehdidi oluşturmaya devam ettiği ifade ediliyor.












