
İsviçre ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkileri uzun yıllar boyunca şekillendirecek Bilateraller III paketinin Parlamento süreci devam ediyor.
Eyaletler Meclisi Dış Politika Komisyonu, paketin zorunlu referanduma sunulmasına karşı çıktı. Komisyon, bu yöndeki talebi 8’e karşı 5 oyla reddetti.
Komisyon çoğunluğuna göre anlaşma paketi İsviçre Anayasası’na aykırı değil ve bu nedenle hem halkın hem de kantonların çoğunluğunun gerektiği zorunlu referandum şartları oluşmuyor.
Zorunlu ve isteğe bağlı referandum arasındaki fark
Zorunlu referandumda bir düzenlemenin kabul edilmesi için iki ayrı çoğunluk gerekiyor:
- İsviçre genelindeki seçmenlerin çoğunluğu
- Kantonların çoğunluğu
İsteğe bağlı referandumda ise yalnızca halkın genel oy çoğunluğu yeterli oluyor. Ancak bunun için önce belirlenen süre içinde 50 bin geçerli imza toplanması veya sekiz kantonun referandum talebinde bulunması gerekiyor.
Komisyon çoğunluğu, Bilateraller III paketinin istikrar bölümünün isteğe bağlı referanduma tabi olması gerektiğini savunuyor.
Bu karar nihai değil. Referandum biçimi konusunda son sözü Parlamento verecek.
Serbest dolaşımda daha sıkı kontroller öneriliyor
Komisyon, Avrupa Birliği vatandaşlarının İsviçre’deki oturum haklarına ilişkin bazı kontrol mekanizmalarının güçlendirilmesini de önerdi.
Buna göre:
- Bir kişinin gerçekten çalışan statüsüne sahip olup olmadığı daha açık tanımlanacak.
- Çalışma durumunun nasıl doğrulanacağı ayrıntılandırılacak.
- Çok sınırlı veya göstermelik bir iş üzerinden kalıcı oturum hakkı elde edilmesi riski bulunan durumlar daha ayrıntılı incelenecek.
- Oturum şartlarının artık karşılanmadığına dair somut işaretler bulunması halinde göç makamları yeniden inceleme yapmak zorunda olacak.
Komisyon çoğunluğu, serbest dolaşım protokolünün İsviçre Anayasası’na aykırı yeni ve sınırsız bir oturum hakkı oluşturmadığını savunuyor.
Muhalifler anayasa sorunu görüyor
Komisyondaki azınlık ise paketin İsviçre’nin göçü bağımsız biçimde yönetme yetkisini sınırlandırabileceği görüşünde.
Bu nedenle Anayasa’ya geçici bir hüküm eklenmesini ve paketin zorunlu referanduma sunulmasını istiyorlar.
Tartışmanın merkezinde, Anayasa’nın kitlesel göç girişiminin kabul edilmesinden sonra eklenen 121a maddesi bulunuyor. Bu madde, İsviçre’nin göçü bağımsız olarak yönetmesini öngörüyor.
Devlet yardımları için yeni denetim
Bilateraller III paketinde devlet yardımlarının denetlenmesi konusunda da yeni bir yapı hazırlanıyor.
Komisyon, bu görevin Rekabet Komisyonu bünyesindeki bir daire yerine bağımsız bir devlet yardımları komisyonuna verilmesini önerdi.
Yeni organın, şirketlere veya sektörlere sağlanan kamu desteklerinin İsviçre-AB anlaşmalarıyla uyumlu olup olmadığını denetlemesi planlanıyor.
AB’ye yeni mali katkılar gündemde
Paket kapsamında İsviçre’nin Avrupa Birliği’ndeki ekonomik ve sosyal farklılıkların azaltılmasına yönelik uyum katkıları da görüşülüyor.
Komisyon, uyum ve göç alanındaki mali katkıların görüşülmesine 9’a karşı 2 oyla ve 1 çekimser oyla başlanmasını kabul etti.
Ayrıntılı görüşmelerin Ağustos ve Eylül 2026’da sürdürülmesi, paketin Eyaletler Meclisi’nde 2026 sonbahar oturumunda ele alınması planlanıyor.
Halk oylaması ihtimali güçlü
Paket için zorunlu referandum kabul edilmese bile siyasi partilerin ve çeşitli kuruluşların imza toplayarak isteğe bağlı referanduma gitmesi beklenebilir.
Bu nedenle İsviçre-AB anlaşmalarının son aşamada halkın önüne gelme ihtimali oldukça yüksek.
Ancak oylamanın tarihi, Parlamento görüşmeleri tamamlanmadan kesinleşmeyecek.














