
1990’lı yıllardan itibaren göç karşıtı söylemlerle öne çıkan SVP, zamanla bu konuyu siyasi kimliğinin temel taşı haline getirdi. Parti, özellikle İsviçre’nin Avrupa ile ilişkileri ve ulusal egemenlik konularında sert bir duruş sergiledi.
Blocher dönemiyle başlayan yükseliş
SVP’nin yükselişinde en önemli figürlerden biri Christoph Blocher oldu. 1996 yılında göç karşıtı bir halk oylamasında yenilgi yaşanmasına rağmen Blocher geri adım atmadı ve mücadeleyi sürdürdü.
Parti, 1990’ların başında İsviçre’nin Avrupa Ekonomik Alanı’na (EWR) katılımını engelleyen kampanyada da önemli rol oynadı. Bu süreç, SVP’nin ulusal çapta tanınmasını ve güç kazanmasını sağladı.
Tartışmalı kampanyalar ve referandumlar
SVP, yıllar boyunca göç ve iltica politikalarıyla ilgili birçok referandum ve halk girişimi başlattı. Bu kampanyalar çoğu zaman sert söylemleri ve dikkat çekici afişleriyle kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
2009 yılında minare yasağı referandumu ve 2010’daki sınır dışı etme (Ausschaffungsinitiative) girişimi kabul edilirken, bazı diğer girişimler ise reddedildi. Parti, bu süreçte sık sık hükümet (Bundesrat) ve parlamentoyla karşı karşıya geldi.
2014 referandumu dönüm noktası oldu
SVP’nin en büyük siyasi başarılarından biri 2014 yılında gerçekleşti. “Kitlesel göçe karşı” girişim, çok az farkla kabul edildi ve İsviçre ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerde uzun süreli tartışmalara yol açtı.
Bu sonuç, hem İsviçre içinde hem de Avrupa’da büyük yankı uyandırdı. Uygulama süreci ise yıllarca süren siyasi tartışmalara sahne oldu.
Siyasi rüzgâr zamanla değişti
SVP, 2015 seçimlerinde tarihinin en yüksek oy oranına ulaşarak zirveye çıktı. Ancak 2019’daki “iklim seçimleri” ile birlikte siyasi gündem değişti ve parti bazı kayıplar yaşadı.
Ayrıca 2016’daki “uygulama girişimi” ve 2020’deki “sınırlama girişimi” gibi önemli referandumlar halk tarafından reddedildi. Bu sonuçlar, göç konusundaki desteğin her zaman aynı düzeyde olmadığını gösterdi.
Yeni referandum yolda
SVP, göç konusunu yeniden gündeme taşımaya hazırlanıyor. 14 Haziran’da oylanacak “10 milyonluk İsviçre’ye hayır” girişimi, partinin yeni büyük hamlesi olarak görülüyor.
Bu girişime karşı ise hükümet (Bundesrat), parlamento ve ekonomik çevrelerden oluşan geniş bir ittifak bulunuyor. Eleştirmenler, önerinin İsviçre’nin Avrupa ile ilişkilerine zarar verebileceğini ve ekonomik refahı riske atabileceğini savunuyor.
Tartışmalar sürecek
Uzmanlara göre göç konusu İsviçre siyasetinde önemini korumaya devam edecek. SVP’nin bu alandaki stratejisi, hem destekçileri hem de karşıtları tarafından yakından takip ediliyor.
Önümüzdeki dönemde özellikle Avrupa ile ilişkiler ve nüfus artışı tartışmalarının daha da yoğunlaşması bekleniyor.




