
Federal İstatistik Ofisi’nin tüketici fiyat endeksine göre, İsviçre’de fiyatlar 1994 ile 2021 arasında büyük ölçüde sabit kalmıştı. Son yıllarda yaşanan bu hızlı yükseliş, birçok haneyi harcamalarını kısmaya zorladı. SRF’nin analizine göre, özellikle “konut ve enerji” kategorisi fiyat artışında başı çekiyor. Hanelerin bütçelerinin ortalama yüzde 27’sini oluşturan bu kalemde son beş yılda yüzde 15’e yakın bir artış yaşandı. Kira ve yan giderler, İsviçre’de yaşayanların en büyük endişe kaynağı olmaya devam ediyor.
Artış yalnızca kiracıları değil, ev sahiplerini de etkiliyor. Elektrik, gaz, ısıtma ve özellikle ısıtma yağı gibi enerji kalemlerinde fiyatlar yüzde 47 oranında yükseldi. Bu artışta Ukrayna’daki savaşın tetiklediği enerji krizi belirleyici oldu. Evlerdeki bakım ve onarım maliyetleri de aynı dönemde belirgin şekilde arttı.
Günlük yaşamın diğer alanlarında da fiyat artışları hissediliyor. Restoranlar, oteller, sinemalar ve kültürel etkinlikler pandemi dönemindeki kayıpları telafi etmek için fiyatlarını yükseltti. Buna karşılık telekomünikasyon sektörü, yoğun rekabet sayesinde son yıllarda nadir görülen bir şekilde ucuzlayan alanlardan biri oldu.
Sağlık alanındaki veriler ise kafa karıştırıcı. Haneler yüksek sağlık sigortası primlerinden şikâyet etse de, bu primler tüketici fiyat endeksine dahil edilmiyor. Resmî istatistik yalnızca ilaç, laboratuvar, hastane ve doktor hizmetleri gibi sağlık hizmetlerinin fiyatlarını ölçüyor. Bu kalemde fiyatlar son beş yılda düşüş gösterdi. Bu durum, sağlık harcamalarının gerçek yükünü yansıtıp yansıtmadığı konusunda tartışmalara yol açıyor.
Artan fiyatlara karşı birçok çalışan daha yüksek maaşlarla telafi edildi. UBS verilerine göre, İsviçre’de nominal ücretler son beş yılda yüzde 7’den fazla arttı ve böylece enflasyonun etkisi büyük ölçüde dengelendi. Ancak nüfusun yüzde 30’unu oluşturan çalışmayan kesim — özellikle emekliler — bu artıştan yararlanmadı. AHV ödemeleri artsa da, satın alma gücündeki kaybı telafi etmeye yetmiyor.







