
Bu değerlendirme, FDP, EDU, Merkez Parti ve SVP’den bazı milletvekillerinin “kız çocuklarını dini baskıdan koruma” gerekçesiyle sunduğu öneriye verilen resmi yanıtta yer aldı.
Öneriyi veren milletvekilleri, başörtüsünün bazı genç kızlar için özgürlük değil, baskı ve zorunluluk anlamına geldiğini savunuyor. Ancak hükümet, başörtüsü yasağının inanç ve vicdan özgürlüğüne ağır bir müdahale olacağını hatırlatıyor. Federal Mahkeme de 2015’teki bir kararında, devletin tarafsızlığı veya toplumsal entegrasyon gibi gerekçelerin böyle bir yasağı haklı çıkarmaya yetmeyeceğini açıkça belirtmişti.
Hükümete göre bir başka sorun da ayrımcılık riski. Başörtüsü yasağı yalnızca kız öğrencileri etkilediği için, cinsiyete dayalı ayrımcılık tartışmalarını beraberinde getirebilir. Ayrıca böyle bir yasağın uzun ve maliyetli bir hukuk sürecine yol açacağı, bunun da kanton için ciddi bir belirsizlik yaratacağı ifade ediliyor.
Aargau hükümeti, yasağı reddetmesine rağmen dini kıyafetlerin bazı durumlarda baskı veya ayrımcılığın göstergesi olabileceğini kabul ediyor. Bu nedenle, öneri daha bağlayıcı bir “motion” yerine daha esnek bir “postulat” olarak kabul edilirse, okullar için ek tavsiyeler, yönergeler veya talimatlar hazırlanmasını değerlendirmeye hazır olduğunu belirtiyor.
Hükümet ayrıca, devlet çalışanları için “belirgin dini sembollerin” yasaklanmasını talep eden başka bir öneriyi de reddetti. Böyle bir düzenlemenin çok geniş bir çalışan grubunu etkileyeceği ve yine inanç özgürlüğüne ciddi bir müdahale anlamına geleceği ifade edildi. Buna rağmen hükümet, konunun hukuki boyutlarını daha ayrıntılı incelemeye açık olduğunu belirtti.
Her iki önerinin geleceğine artık Aargau Kantonsparlamentosu karar verecek.




