
Gazete, İsrail’in bu konudaki beklentilerinin ciddi bir “yanılgıya” dayandığını, Donald Trump yönetiminin ise sahadaki gerçeklerden kopuk biçimde bu plana fazla iyimser yaklaştığını yazdı.
Haberde, ABD ve İsrailli üst düzey yetkililere dayandırılan bilgilere göre, İsrail istihbaratının İran’da halk ayaklanması çıkabileceğine dair öngörüsünün gerçekleşmediği vurgulandı. Analizde, İsrail’in bu konuda yeterli saha verisine sahip olmadığına dikkat çekildi.
İddiaya göre, İsrail dış istihbarat servisi Mossad tarafından hazırlanan plan, Başbakan Binyamin Netanyahu’ya sunuldu. Netanyahu da bu planı, Trump’ı ikna etmek için kullandı.
Planın detaylarında, savaşın başlamasının ardından birkaç gün içinde İran’daki muhalif grupların harekete geçirileceği ve bunun zincirleme şekilde geniş çaplı bir ayaklanmaya dönüşebileceği öngörülüyordu. Hatta senaryoya göre, İran lideri Ali Hamaney’in hedef alınması ve çeşitli istihbarat operasyonlarıyla rejim değişikliğinin hızlandırılması amaçlanıyordu.
Mossad Başkanı David Barnea, bu planı Ocak ayında Washington’da ABD’li yetkililerle de paylaştı. Netanyahu ise aynı planın sağladığı iyimser tabloyu Trump’ı ikna sürecinde kullandı.
Buna karşın bazı üst düzey Amerikalı istihbarat yetkilileri, planın uygulanabilirliği konusunda ciddi şüpheler taşıdı ve sahadaki gerçeklerle örtüşmediğini dile getirdi. Savaşın üçüncü haftasına gelindiğinde yapılan değerlendirmelerde, İran’daki teokratik yapının zayıfladığı ancak hâlâ ayakta olduğu sonucuna varıldı.
Analize göre, ABD ve İsrail’in İran’da geniş çaplı bir halk ayaklanması başlatılabileceğine dair inancı, baştan itibaren hatalıydı. Netanyahu’nun da planın beklenen sonucu vermemesi nedeniyle hayal kırıklığı yaşadığı ve bir güvenlik toplantısında bu durumu sert ifadelerle dile getirdiği aktarıldı.
Öte yandan bazı ABD’li askeri yetkililer, yoğun bombardıman altındaki bir ülkede halkın sokağa çıkarak yönetime karşı ayaklanmasının gerçekçi olmadığını Trump’a iletti. Benzer şekilde ABD istihbaratı da Beyaz Saray’a, rejimi sarsacak ölçekte bir ayaklanma ihtimalinin düşük olduğunu bildirdi.
Analizde ayrıca, İsrail Savunma Kuvvetleri’nde görev yapmış eski istihbarat yetkilisi Shahar Koifman’ın görüşlerine de yer verildi. Koifman, mevcut şartlarda İran yönetiminin devrilmesinin ulaşılabilir bir hedef olmadığını ifade etti.
Haberde dikkat çeken bir diğer başlık ise, İran’daki olası bir ayaklanmada Kürt grupların kullanılması fikri oldu. ABD’li yetkililer, geçmişte hem CIA hem de Mossad’ın bu gruplara çeşitli destekler verdiğini doğruladı. Ancak Washington yönetiminin artık bu yaklaşımı eskisi kadar desteklemediği ve bu durumun İsrail ile görüş ayrılıklarına yol açtığı belirtildi.
Bu çerçevede Trump’ın 7 Mart’ta yaptığı ve Kürt liderlere İran’a milis göndermemeleri yönünde çağrıda bulunduğu açıklamaya da atıf yapıldı. Ayrıca Türkiye’nin, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan aracılığıyla ABD’li mevkidaşı Marco Rubio’ya benzer bir uyarı ilettiği kaydedildi.
Son olarak, ABD istihbaratının savaş öncesinde yaptığı simülasyonlarda da İran rejiminin tamamen çökme ihtimalinin düşük görüldüğü bilgisi paylaşıldı.




