
Orta Doğu’da süren jeopolitik gerilimin uzayabileceği ve enerji fiyatlarında yukarı yönlü hareketin devam edebileceği beklentileri yatırımcıların risk algısını artırdı. Bu gelişmeler, dünya genelinde pay piyasalarında satışların ağırlık kazanmasına yol açtı.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının sürmesi ve tarafların çatışmayı uzatmaya hazır görünmesi de piyasalardaki belirsizliği artıran unsurlar arasında yer aldı. İran’ın Hürmüz Boğazı’na ilişkin tehdit içeren açıklamaları ise küresel enerji taşımacılığı açısından kritik önemde olan bölgede sevkiyatların aksamasına neden oldu.
Bu durum petrol arzına ilişkin kaygıları artırarak fiyatlarda sert yükselişlere yol açtı ve küresel ölçekte enflasyon risklerinin güçlenmesine neden oldu.
Enflasyon ve para politikası endişeleri
Enerji fiyatlarının yükselmesiyle maliyet kaynaklı enflasyon baskılarının artabileceği yönündeki beklentiler, merkez bankalarının para politikalarında daha temkinli davranabileceği öngörülerini de gündeme getirdi.
Saldırıların henüz bir hafta önce başlamasına rağmen, hasar gören tesisler, lojistik sorunlar ve artan nakliye riskleri nedeniyle tüketicilerin ve işletmelerin haftalar hatta aylar boyunca yüksek yakıt fiyatlarıyla karşılaşabileceği belirtiliyor.
Orta Doğu’daki gerilimin, gümrük vergisi artışlarının etkilerini henüz atlatamamış olan küresel ekonomi için yeni riskler doğurabileceği ifade edilirken, çatışmaların bölgedeki diğer ülkelere yayılması durumunda stagflasyon ihtimalinin artabileceği değerlendiriliyor.
Orta Doğu’da gerilim artıyor
Hafta sonunda ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını yoğunlaştırması ve İran’ın misilleme hamleleri piyasalardaki risk algısını daha da yükseltti. Yeni haftada da çatışmaların ne kadar süreceğine dair belirsizliğin devam etmesi bekleniyor.
Öte yandan ABD ve İsrail’in, İran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu ele geçirmek amacıyla özel kuvvet göndermeyi değerlendirdiğine dair iddialar gündeme geldi.
İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları da sürerken, ülkenin doğusunda İsrail askerleri ile Hizbullah güçleri arasında şiddetli çatışmalar yaşandığı bildirildi.
Suudi Arabistan ise İran’ın komşu ülkelere saldırı planı olmadığı yönündeki açıklamalarını reddederek Tahran yönetimini saldırgan bir tutum sergilemekle suçladı.
İran’da Uzmanlar Meclisi, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta düzenlediği hava saldırısında hayatını kaybeden Ali Hamaney’in yerine oğlu Mücteba Hamaney’in ülkenin yeni lideri olarak seçildiğini duyurdu.
ABD Başkanı Donald Trump da saldırıların ne zaman sona ereceğine ilişkin nihai kararı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun görüşünü alarak kendisinin vereceğini açıkladı. Beyaz Saray ise savaşın 4 ila 6 hafta sürebileceği yönünde değerlendirme yaptı.
ABD ekonomisine ilişkin veriler
ABD’de açıklanan makroekonomik veriler de piyasalardaki belirsizliği artırdı. ABD Çalışma Bakanlığı verilerine göre tarım dışı istihdam şubat ayında beklentilerin aksine 92 bin kişi azaldı. İşsizlik oranı ise yüzde 4,3’ten yüzde 4,4’e yükseldi.
Ocak ve geçen yılın aralık ayına ilişkin istihdam verilerinde de aşağı yönlü revizyon yapıldı. Olumsuz hava koşulları ve sağlık sektöründeki grevlerin bu gerilemede etkili olduğu belirtildi.
Ücret artışlarının hızlanması ve enerji maliyetlerindeki yükselişin enflasyon üzerindeki baskıyı artırabileceği değerlendirilirken, bu durum ABD Merkez Bankasının faiz indirimleri konusunda daha temkinli davranabileceği beklentisini güçlendirdi.
ABD Ticaret Bakanlığı verilerine göre ocak ayında perakende satışlar aylık bazda yüzde 0,2 azaldı.
Fed yetkililerinden açıklamalar
Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, İran ile yaşanan savaşın enflasyon üzerinde kalıcı bir etkisi olmasını beklemediğini söyledi. Waller, benzin fiyatlarındaki artışın kısa vadede tüketiciler için bir şok yaratabileceğini ancak bunun kalıcı enflasyona yol açmayabileceğini belirtti.
San Francisco Fed Başkanı Mary Daly, zayıf istihdam verilerinin para politikası kararlarını daha da zorlaştırdığını ifade etti. Boston Fed Başkanı Susan Collins ise enflasyonun kalıcı olarak yüzde 2 hedefine indiğine dair net kanıtlar görülmeden politika değişikliğine gidilmesinin gerekli olmadığını söyledi.
Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack faiz oranlarının bir süre daha sabit tutulması gerektiğini vurgularken, Fed Yönetim Kurulu Üyesi Stephen Miran ise zayıf istihdam verilerinin faiz indirimleri için gerekçe oluşturabileceğini ifade etti.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de küresel petrol arzını sürdürebilmek amacıyla Hint rafinerilerinin Rus petrolü alımına izin veren 30 günlük geçici bir muafiyet yayımlandığını açıkladı.
Petrol fiyatları zirveye çıktı
Orta Doğu’daki gelişmelerin etkisiyle Brent petrolün varil fiyatı 114,3 dolara kadar yükselerek Haziran 2022’den bu yana en yüksek seviyesini gördü.
Analistler, petrol fiyatlarının en son Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başladığı dönemde bu seviyelere çıktığını hatırlattı. Brent petrol geçen hafta yüzde 28 artışla 92,7 dolara çıkarak Nisan 2020’den bu yana en hızlı haftalık yükselişini kaydetmişti.
ABD ve Avrupa borsalarında düşüş
Petrol fiyatlarındaki yükselişin küresel ekonomi için risk oluşturması nedeniyle New York borsası haftanın son işlem gününü düşüşle tamamladı. Dow Jones endeksi yüzde 0,95, S&P 500 yüzde 1,33 ve Nasdaq yüzde 1,59 değer kaybetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar da yeni haftaya düşüşle başladı.
Avrupa borsaları da petrol fiyatlarının yarattığı enflasyon baskıları nedeniyle haftayı kayıpla kapattı. İngiltere’de FTSE 100 yüzde 1,24, İtalya’da FTSE MIB 30 yüzde 1,02, Fransa’da CAC 40 yüzde 0,65 ve Almanya’da DAX 40 yüzde 0,94 geriledi.
Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde, küresel ekonominin ölçülebilir risk döneminden çıkarak belirsizliklerin daha yoğun olduğu yeni bir döneme girdiğini ifade etti.
Eurostat verilerine göre Avro Bölgesi ekonomisi 2025’in son çeyreğinde çeyreklik bazda yüzde 0,2 büyüyerek beklentilerin altında kaldı.
Asya borsalarında sert düşüş
Asya piyasaları da haftanın ilk işlem gününde güçlü satışlarla karşılaştı. Petrol fiyatlarındaki artışın enerji ithalatına bağımlı olan bölge ekonomileri üzerinde baskı oluşturabileceği endişeleri bu düşüşte etkili oldu.
Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 6,5, Hong Kong’da Hang Seng yüzde 2,6, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,1 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 7,8 geriledi.




