
Bu rakam, bir önceki yıla kıyasla %65 artış anlamına geliyor ve 2013’ten bu yana kaydedilen en yüksek seviye.
İsviçre ekonomisinin belkemiğini oluşturan bu işletmeler, genellikle yüksek uzmanlık gerektiren niş alanlarda faaliyet gösteriyor ve çoğu zaman dünya çapında lider konumda bulunuyor. Bu nedenle uluslararası yatırımcıların ilgisi yeni değil; ancak 2025’teki satın alma dalgası, önceki yılların çok ötesine geçti.
Deloitte’un verilerine göre, satın almaların büyük kısmı Avrupa’dan geldi. ABD’li yatırımcıların payı ise belirgin şekilde düştü. Uzmanlar, bunun başlıca nedenleri arasında zayıf dolar ve Donald Trump yönetiminin korumacı gümrük politikalarını gösteriyor. Bu koşullar, ABD şirketleri için Avrupa’daki satın almaları daha maliyetli hâle getirdi.
2025’te en aktif alıcılar Fransız yatırımcılar oldu; tüm satın almaların %27’si Fransa’dan geldi. Onları %19 ile Alman yatırımcılar izledi. Ayrıca İskandinav ülkeleri başta olmak üzere Avrupa’nın geri kalanından gelen yatırımcıların ilgisi de belirgin şekilde arttı.
İsviçreli şirketler de yurt dışında satın almalar yaptı, ancak bu alanda düşüş görüldü. 2025’te İsviçreli yatırımcılar 51 yabancı şirket satın aldı; bu, 2024’e kıyasla yaklaşık %25’lik bir gerileme anlamına geliyor. Deloitte, bu durumu artan jeopolitik belirsizliklerin İsviçreli yatırımcıları daha temkinli davranmaya itmesiyle açıklıyor.
Tüm bu hareketliliğe rağmen uzmanlar, İsviçre’deki KMU ekosisteminin tehlikede olmadığını vurguluyor. Ülkede hâlen 620.000’den fazla KMU bulunuyor ve her yıl yüzlercesi yeni kuruluyor. Yani yabancı satın almalar artsa bile, KMU’ların İsviçre ekonomisindeki ağırlığı değişmiyor.




