
Washington ve Tahran arasındaki ipler tamamen koptu. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Pakistan aracılığıyla iletilen İran’ın 4 maddelik "kırmızı çizgi" paketini ellerinin tersiyle ittiklerini duyurdu. Vance, özellikle Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenlik taleplerini ve savaş tazminatı maddelerini "müzakere dahi edilemez" olarak tanımladı. Bu açıklama, bölgede askeri hareketliliğin yeniden tırmanabileceği endişesini doğurdu.
Diplomatik tansiyonun bu kadar yüksek olduğu bir anda, Başkan Donald Trump ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Miami'de düzenlenen bir kafes dövüşü (MMA) organizasyonunda en ön sırada yer alması ise günün en çok konuşulan olayı oldu. Trump'ın, müzakerelerin çöktüğü saatlerde ring kenarında halkı selamlaması, siyasi analistler tarafından İran yönetimine yönelik bir "psikolojik harp" taktiği olarak yorumlandı. Marco Rubio ile birlikte neşeli bir görüntü sergileyen Trump, kriz yönetiminde alışılmışın dışındaki tarzını bir kez daha konuşturdu.
X (Twitter) üzerinde hızla yayılan görüntülerde, ABD yönetiminin barış şartlarını reddetmesine rağmen sergilediği bu rahat tavır, müttefikler arasında da şaşkınlık yarattı. Uzmanlar, Rubio ve Trump’ın bu hamlesini, düşmana karşı "şartlarınız bizi etkilemiyor" mesajı vermek amacıyla planlanmış bir halkla ilişkiler çalışması olarak görüyor. Ancak bölgedeki enerji koridorları ve İslamabad’daki barış masası, bu "kafes dövüşü diplomasisi" sonrasında çok daha sert bir döneme girmeye hazırlanıyor.




