
Güney Asya ve Körfez hattında sular durulmuyor. Diplomatik kaynaklardan sızan raporlara göre Birleşik Arap Emirlikleri (BAE); ABD, İran ve Pakistan arasında yürütülen stratejik İslamabad görüşmelerine davet edilmemesi üzerine Pakistan hükümetine karşı oldukça sert bir tutum takındı. Söz konusu görüşmelere Rusya, Çin, Katar ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin "gözlemci" sıfatıyla katılmasına rağmen BAE’nin dışarıda bırakılması, Abu Dabi’de büyük bir "diplomatik dışlanma" öfkesine neden oldu.
Krizin ekonomik boyutu ise bugün somut bir karşılık buldu. BAE yönetimi, Pakistan’ın içinde bulunduğu ekonomik zorluklara ve IMF programı risklerine rağmen, vadesi gelen 3,5 milyar dolarlık kredinin uzatılmayacağını ve "derhal" geri ödenmesini talep etti. Pakistan Maliye Bakanlığı, ülkenin "milli onurunu" korumak adına rezervler üzerindeki baskıya rağmen borcun son taksiti olan tutarı bugün (11 Nisan 2026) itibarıyla BAE hesaplarına transfer ettiğini duyurdu. Bu hamle, Pakistan'ın dış borç yükümlülükleri ve döviz rezervleri üzerinde ciddi bir stres oluştururken, iki ülke arasındaki geleneksel dostluk bağlarının ciddi bir sınavdan geçtiğini gösteriyor.
Raporlar, bu gerilimin temelinde sadece diplomatik dışlanmanın değil, aynı zamanda BAE’nin liman güvenliği için Pakistan’dan istediği askeri desteğin (savaş gemisi talebi) reddedilmesinin de yattığını öne sürüyor. Cebel Ali ve Füceyre limanlarının güvenliği konusunda Pakistan'ın doğrudan çatışmaya girmeyi reddetmesi, Abu Dabi’nin ekonomik kartını çekmesine yol açtı. Önümüzdeki günlerde İslamabad’da başlayacak olan kritik ABD-İran zirvesi öncesinde yaşanan bu gelişme, bölgedeki jeopolitik dengelerin yeniden kurulduğuna işaret ediyor.




