
Almanya’nın askerî istihbarat kurumu, İran’ın Bundeswehr’i ve diğer Avrupa Birliği ülkelerinin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak tanımlamasının ardından güvenlik önlemlerini sıkılaştırdı. Tahran’ın bu kararının, AB’nin İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu (IRGC) terör listesine eklemesine karşılık olarak atıldığı değerlendiriliyor.
Euronews’e konuşan milletvekilleri ve uzmanlar, İran’ın bu adımının Almanya’daki askerî tesisler ve personel için yeni bir risk düzeyi oluşturduğunu ifade etti.
Almanya Askerî Karşı İstihbarat Servisi (MAD), İran istihbarat birimlerini Bundeswehr’e yönelik casusluk faaliyetlerinde öne çıkan aktörler arasında görmeye devam ediyor. Kurumun bir sözcüsü, yalnızca fiziksel tehditlerin değil, siber casusluk riskinin de ciddiyetle ele alınması gerektiğini belirtti. Bu kapsamda askerler için bilgilendirme toplantıları, danışmanlık faaliyetleri ve farkındalık artırıcı materyaller devreye alındı. Amaç, istihbarat girişimlerini mümkün olan en erken aşamada tespit ederek engellemek.
Yabancı istihbarat servislerine karşı daha hassas olduğu değerlendirilen birlikler ise özel destek alıyor. Böylece personelin şüpheli durumlara karşı daha dikkatli olduğu ve olası girişimleri daha hızlı bildirdiği aktarılıyor.
Öte yandan İran’ın Almanya’da uzun süredir istihbarat faaliyetleri yürüttüğü iddiaları da gündemdeki yerini koruyor. Almanya İç İstihbarat Teşkilatı (BfV), İran servislerinin ülkede oldukça aktif olduğunu açıkladı.
Özellikle siyasi açıdan etkin İranlı muhalifler, gazeteciler ve rejim karşıtı isimlerin hedef alındığı belirtiliyor. Bu kişilerin izlenmesi, baskı altına alınması ve itibarsızlaştırılması gibi yöntemlerin kullanıldığı; bazı durumlarda ise şiddet tehdidiyle karşı karşıya kaldıkları ifade ediliyor. Yetkililer, bu gözetim faaliyetlerinin kaçırma ya da suikast gibi daha ağır suçlara zemin hazırlayabileceği uyarısında bulunuyor.
Dikkat çeken olaylardan biri, Alman-İranlı aktivist Jamshid Sharmahd’ın 2020 yılında kaçırılması oldu. İran’a götürülen Sharmahd, 2008’deki bir bombalı saldırıyla bağlantılı olmakla suçlandı. Ailesi ve insan hakları kuruluşları suçlamaların siyasi saiklerle yöneltildiğini savunuyor. Sharmahd hakkında idam kararı verildiği, ancak İran makamlarının açıklamasına göre infaz gerçekleşmeden hayatını kaybettiği bildirildi. Bu bilgiler bağımsız kaynaklarca doğrulanamadı.
Askerî hedeflere yönelik faaliyetlerin yanı sıra, siber takip ve dijital gözetimin de önemli bir araç haline geldiği ifade ediliyor. E-posta ve sosyal medya hesaplarının ele geçirilerek kişisel bağlantı ağlarının çıkarıldığı ve hareketlerin takip edildiği bildiriliyor.
İran’ın faaliyetlerinin yalnızca muhaliflerle sınırlı olmadığı; Almanya’daki İsrail ve Yahudi kurumlarının da hedef alındığı belirtiliyor.
Parlamenter Gözetim Komitesi Başkanı Konstantin von Notz, 7 Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail’e düzenlediği saldırı sonrasında İran bağlantılı operasyonların Almanya’da yoğunlaştığını dile getirdi.
Geçtiğimiz temmuz ayında, Afgan kökenli 53 yaşındaki bir Danimarka vatandaşının Berlin’de İran istihbaratı adına Yahudi kurumları ve İsrail bağlantılı noktalar hakkında bilgi topladığı iddia edildi. Federal Savcılık, bu verilerin olası saldırı hazırlıklarında kullanılmış olabileceğini açıkladı.
Söz konusu operasyonun, IRGC’nin dış operasyon birimi Kudüs Gücü tarafından yönlendirilmiş olabileceği öne sürülüyor.
Von Notz, Alman hükümetine çağrıda bulunarak İran’ın Almanya’daki istihbarat faaliyetlerinin etkili biçimde sınırlandırılması ve başta askerler ile Yahudi kurumları olmak üzere ülkede yaşayan herkesin güvenliğinin sağlanması için gerekli tüm adımların atılması gerektiğini vurguladı.




