
İngiltere merkezli Financial Times tarafından yayımlanan analizde, yük takip şirketi Vortexa verilerine dayanarak dikkat çeken bir tablo ortaya kondu. Buna göre, ABD’nin Hürmüz hattında uyguladığı deniz ablukasına rağmen İran ile bağlantılı en az 34 tanker, bölgeye giriş ya da çıkış yapmayı başardı. Bu durum, Hürmüz Boğazı’ndaki denetim mekanizmalarının etkinliği konusunda soru işaretleri oluşturdu.
Verilere göre söz konusu tankerlerin 19’u Körfez’den ayrılırken, 15’i Umman Denizi üzerinden İran limanlarına yöneldi. Özellikle dikkat çeken nokta ise, Körfez’den çıkan tankerlerin en az 6’sının İran ham petrolü taşıması ve toplamda yaklaşık 10,7 milyon varil petrol sevkiyatının gerçekleşmiş olması. Bu rakamlar, ablukaya rağmen enerji akışının tamamen kesilmediğini ortaya koyuyor.
Uydu görüntülerine dayanan analizlerde, “Dorena” isimli tankerin Malezya açıklarında gemiden gemiye transfer (STS) yöntemiyle petrolün kaynağını gizlemeye çalıştığı belirtildi. Bu tür transferler, yaptırımları aşmak için sık kullanılan yöntemler arasında yer alıyor. Tankerin son olarak 18 Nisan’da Hindistan’ın güney kıyıları açıklarında sinyal verdiği ifade edildi.
Öte yandan ABD tarafında sürecin başlangıcı, Donald Trump’ın sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla duyuruldu. Trump, İran limanlarını hedef alan bir deniz ablukasının başlatılacağını belirtmişti. Bu açıklamanın ardından CENTCOM, 13 Nisan itibarıyla İran limanlarına giriş-çıkış yapan tüm gemilere yönelik resmi abluka uygulamasının devreye alındığını duyurdu.
Uzmanlara göre, bu gelişmeler ABD-İran gerilimi, küresel petrol piyasası ve deniz ticaret güvenliği açısından kritik sonuçlar doğurabilir. Özellikle alternatif sevkiyat yöntemlerinin artması, yaptırımların etkinliği ve deniz denetim stratejileri konusunda yeni tartışmaları beraberinde getiriyor.








