Sağlık

Ostomi hastaları psikolojik ve sosyal sorun yaşayabilir

Ostomi, bağırsaklardaki kanser, tıkanıklık, doğumsal anomaliler ve travmalar gibi pek çok durumda başvurulan bir yöntem. Birçok hastalıkta zorunlu olan ostomi, yaşam kalitesini önemli oranda düşürüyor ve bu hastaların özel bakıma ihtiyacı oluyor.

Ostomi, içi boş bir organın vücut yüzeyine ağızlaştırılması anlamına gelen Yunanca bir kelime. Birçok hastalıkta zorunlu bir uygulama olan ostomi, Türkiye’de 15 ile 20 bin civarında hastaya uygulanıyor.

Koç Üniversitesi Hemşirelik fakültesi Yara Ostomi İnkontinans Hemşireleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Ayişe Karadağ, ostomi ve stoma hakkında sık sorulan soruları ntv.com.tr için yanıtladı.

Ameliyatla bağırsağın ya da üreterin bir bölümünün karın duvarı ile ağızlaştırılarak bir açıklık oluşturulduğunu söyleyen Prof. Karadağ, “İdrar veya dışkı bu açıklıktan dışarı çıkar. Hastanın karın duvarı üzerine çıkartılan tomurcuk şeklindeki bağırsak bölümüne ise stoma denir” dedi.

Stomaların, her yaş grubunda açılabildiğini aktaran Prof. Karadağ’ın stoma ve ostomiyle ilgili sorulara verdiği yanıtlar şöyle:

Ostomi nedir, neden kaynaklanır?

Gastrointestinal ya da üriner sisteme ilişkin kanserler, inflamatuar bağırsak hastalıkları, bağırsak tıkanıklıkları, doğumsal bağırsak anomalileri ve travmalar gibi pek çok durumda fekal (dışkı) veya üriner (idrar) drenajı sağlamak amacıyla ostomi oluşturulması gerekebilir. Ostomi; içi boş bir organın vücut yüzeyine ağızlaştırılması anlamına geliyor. Ameliyatla bağırsağın ya da üreterin bir bölümü abdominal duvar ile ağızlaştırılarak bir açıklık oluşturulur. İdrar veya dışkı bu açıklıktan dışarı çıkar. Hastanın karın duvarı üzerine çıkartılan tomurcuk şeklindeki bağırsak bölümüne ise stoma denir. Her yaş grubunda açılabilen stomalar, geçici veya kalıcı olabilir.

Ostomide riski artıran faktörler neler?

-50 yaş ve üstünde olmak,
-Ailede kalın bağırsak kanseri bulunması,
-Kişinin daha önce kalın bağırsak, meme, yumurtalık veya rahim kanseri geçirmiş olması,
-Kolonda poliplerin varlığı,
-Ülseratif kolit veya Crohn hastalığı gibi kronik iltihabi bir bağırsak hastalığının bulunması,
-Çevresel faktörler: Hayvansal yağ ve kırmızı etin (özellikle sığır, domuz ve kuzu eti) sık tüketimi, liften (fiber) fakir gıdalarla beslenme, obezite, aşırı kalori alımı ve düşük fiziksel aktivite, aşırı sigara ve alkol tüketimi.

Ostominin dünyada ve Türkiye’de görülme sıklığı nedir?

Boşaltım amaçlı stomaların en sık karşılaşılan nedeni kolorektal kanserlerdir. T.C Sağlık Bakanlığı’nın yayınladığı
istatistiklere göre; kolorektal kanserler en sık görülen kanser tiplerinin 3. sırasında yer almaktadır. (Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2015) Kolorektal kanserlerin her geçen gün artması stoma olgularının da buna paralel artacağını göstermektedir. Bir yılda stoma açılan vaka sayısı Avrupa’da 400-500 bin civarındadır. Türkiye’de şu anda kesin istatistikleri olmamakla birlikte yaklaşık olarak 15-20 bin stomalı birey vardır.

Continent diversionu nedir, neden kaynaklanır ve nasıl tedavi edilir?

Kontinent (Kock Poş) ile ostomi; terminal ileumun 45 cmlik kısmının kullanıldığı ileostomilerdir. Terminal ilumun 30 cm’lik segmenti poş oluşturmak ve 15 cm’lik segmenti ise stoma oluşturmak için kullanılır. Poşta toplanan içerik belirli aralıklarla uygulanan kalın bir kateter yardımı ile günde 3-4 kez boşaltılmaktadır ve torba kullanılmamaktadır. Kullanımı oldukça sınırlı olup, seçilmiş vakalarda uygulanmaktadır. Kontinent ürostomi; idrarın birikmesi için içeride bir kese oluşturulmuştur. Bu hastaların ürostomi torbası kullanmalarına gerek yoktur. Bu hastaların gün içinde belli aralıklarla kateter aracılığı ile poşu boşaltmaları gerekir.

Ostomi sorunuyla yaşamak, bireylerin yaşam kalitesini nasıl etkiliyor, bu sorunlarla mücadelede karşılaşılan en önemli sorunlar nelerdir?

Ostomide, doku, organ ve fonksiyon kaybı söz konusudur. Ostomili bireyler, dışkı, sesli gaz çıkışı veya idrar kontrollerini kendileri yapamazlar. Karınlarına dışkı ve idrarın toplanacağı bir torba takılır. Bu durum bireylerin yaşamlarını fizyolojik, psikolojik ve sosyal boyutta olumsuz yönde etkilemektedir.
Ostomili hastaların yaşam kalitelerini etkileyen fiziksel sorunların başında koku, gaz, dışkı sızıntısı, deri iritasyonu ve ostomi komplikasyonları gelmektedir. Erkeklerde rektum ve mesanenin çıkarılması, kadınlarda ise pelvik cerrahi sonrası seksüel fonksiyon bozuklukları yaşam kalitesini etkileyen önemli fiziksel sorunlardır. Psikolojik sorunlar arasında beden algısının değişmesi, benlik saygısının azalması, cinsel işlevlerde bozulma, eş uyumu sorunları, ostominin sızıntı ve kokuya neden olacağı korkusuyla içe kapanma, yalnız kalma isteği, sosyal izolasyon ve depresyon olmak üzere çeşitli psikiyatrik bozuklukların yer aldığı belirtilmektedir. Stoma açılan hastalar sadece hastalıklarını kabullenmek zorunda kalmamakta, aynı zamanda hayatlarını da ostomiye göre düzenlemek zorundadır. Ostomili birey kontrolsüz gaz ve koku çıkması nedeniyle kendini toplumdan soyutlama ve kısıtlama eğilimi gösterebilir. Birçok hasta ameliyat öncesi yaptıkları aktiviteleri ameliyat sonrası yapmaktan vazgeçebilmektedir. Bireylerin aile ilişkileri de etkilenmektedir.

“HASTALARIN YARA BAKIM VE STOMA HEMŞİRELERİNE İHTİYACI VAR”

Ayrıca ostominin açılması, ostomi komplikasyonları, cinsel yaşamda azalma, uyku bozukluğu, yorgunluk, beden imajında bozulma, sosyal yaşam ve çalışma koşullarının etkilenmesi, maddi kaygılar gibi faktörlerden dolayı yaşam kalitesini azalttığı saptanmıştır. Stomalı bireylerin bu sorunlarla baş edebilmeleri, stomaya özgü bakımı öğrenebilmeleri, yeni yaşamlarına uyum sağlayabilmeleri ve bu bağlamda yaşam kalitelerinin artması için stoma ve yara bakım hemşirelerine ihtiyaçları vardır. Stoma ve yara bakım hemşireleri; bakım, eğitim, danışmanlık ve rehabilitasyonu sağlayıcı rolleri ile stomalı bireylerin yaşamlarına dokunmaktadırlar. Ülkemizde yalnızca 36 stoma ve yara bakım ünitesinin olması, ihtiyacı karşılayacak nitelikte ve nicelikte yeterli stoma ve yara bakım hemşiresinin olmaması, stomalı bireylerin hakkettikleri bakımı almalarını engellemektedir. Stoma, başkaları ile kolaylıkla paylaşılamayacak mahrem bir olgudur. Bazen stomalı bireyler, eşlerine dahi stomalarını göstermekten çekinmektedirler. Aslında stoma okyanus altında gizlenmiş buz dağı misali bir olgudur. Buz dağının görünen kısmı “basit bir cerrahi işlem” olmasıdır. Stomalı bireylere nitelik ve nicelik bakımından yeterli olan ekip ile hak ettikleri sağlık bakım hizmetini sağlamak onların en doğal insan hakkı, hasta hakkıdır.

 

PUSULA SOSYAL MEDYA

Sosyal medyada da bizi takip edin!

PUSULA VİDEO HABER

Habersiz Kalmayın!
  • İsim Soyisim*full name
    0
  • Email*geçerli bir mail adresi giriniz
    1
  • 2